

253
TBB Dergisi 2017 (131)
Gökçe KURTULAN
Bununla birlikte, kamu düzenini ilgilendirdiği kabul edilen tüketi-
ci uyuşmazlıkları açısından doğrudan aynı sonucun benimsenmesi ne
kadar isabetlidir? Bu sorunun yanıtının ararken, HMK’nın cumhuriyet
savcısının yer aldığı davaların düzenlendiği 70. maddesi yol gösterici
olabilir. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında,
“Cumhuriyet savcı-
sının yer aldığı dava ve işler üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edemezler”
ifadesi yer almaktadır. Bu hüküm, dolaylı bir şekilde, tarafların irade-
sine tâbi olmayan yani tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemedi-
ği uyuşmazlıklar için ayırt edici bir kriter getirmektedir: cumhuriyet
savcısının davaya dahil olma kriteri. Örneğin Medeni Kanun’un 146.
maddesi uyarınca evliliğin mutlak butlanı davasında, 294. maddesin-
de soy bağının sonradan evlilik yoluyla kurulmasına itiraz davasında,
318. maddesinde evlat edinme kararının kaldırılmasında cumhuriyet
savcısının davaya katılması düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu uyuşmaz-
lıkların tahkim yoluyla çözülmesi mümkün değildir. Ancak tüketici
uyuşmazlıkları söz konusu olduğunda, tarafların sulh olmasının ya da
davalının davayı kabul etmesinin önünde hiçbir engel bulunmamak-
tadır. Öte yandan, yukarıda HMK m. 70’in yorumuyla dolaylı olarak
ortaya koyulan kriter de tüketici uyuşmazlıkları açısından geçerli ol-
mamaktadır.
Öte yandan, TKHK m. 68/5’te, tüketicilerin ilgili mevzuatına göre
alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasının mümkün ol-
duğu hükme bağlanmıştır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları içinde
arabuluculuk kurumunun da yer aldığı şüphesizdir. 6352 sayılı Hukuk
Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “amaç ve kapsam”
başlıklı 1. maddesinde de, tahkime elverişlilik bağlamında Kanun’da
kabul edilen “üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen uyuşmazlıklar”
kriterinin kabul edildiği gözlemlenmektedir.
50
Dolayısıyla, kanun ko-
yucunun açıkça arabuluculuk yolunu açık tutmuş olmasına rağmen,
aynı kriteri benimsemiş olan tahkim yolunu zımnen kapatmış olması
görüşünün izahı kanımızca kolay değildir.
51
Zira arabuluculuk faaliye-
tinin sonucunda ortaya çıkan tarafların anlaşmasına mahkemece icra
edilebilirlik şerhi verilmesi durumu ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla
50
Madde 1/2:
“
Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, an-
cak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan
özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır…”
51
Aynı yönde bkz. Yeşilova, s. 118.