

265
TBB Dergisi 2017 (131)
Pınar ÇAĞLAYAN AKSOY
ranış yasağına aykırı davranarak ceza koşulunu talep hakkını kötüye
kullandığından ceza koşulu talep edemeyecek; ayrıca sağlayıcı güven
sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olacaktır. Ana hatlarıyla aktarma-
ya çalıştığımız çeşitli hukuki gerekçelerden yola çıkan Yargıtay, sağla-
yıcının ceza koşulu talebinde bulunamayacağı
10
veya en azından sade-
ce son yıl bakımından talep edebileceği
11
ancak önceki yıllar için talep
edemeyeceği sonucuna varmıştır.
Yargıtay HGK’nın 2013 yılında verdiği karara konu olan olayın
ana hatlarıyla aktarılması yararlı olacaktır: 1998 yılında sağlayıcı ile
bayi arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedilmiş, sözleşmenin
15. maddesinde, bayinin her yıl en az 8000 ton beyaz mal (akaryakıt)
almakla yükümlü olduğu; bu yükümlülüğe aykırı davranması halin-
de eksik kalan ton başına 30 USD ceza koşulu ödeyeceği kararlaştırıl-
mıştır. İlk yılın sonuna gelindiğinde, bayi 8000 ton alım yapamamış;
sağlayıcı ise bayiden eksik kalan miktar için ceza koşulu talebinde
bulunmuştur. Bayi, akaryakıt istasyonunun bulunduğu konum ne-
deniyle taahhüt etmiş oldukları yıllık asgari 8000 ton alımı gerçek-
leştiremeyeceklerini, sözleşmeye devam etmeleri için sözleşmenin 15.
maddesinin uygulanmamasını istediklerini, aksi takdirde sözleşme-
nin feshi için görüşmeye hazır olduklarını, kendilerine bu konuyla
ilgili bir ay içerisinde yer ve zaman bildirilmesini istediklerini noter
ihbarnamesiyle bildirmiştir. Bu ihbarname karşısında sağlayıcı sessiz
kalmış, ancak sözleşmenin kalan süresi olan dokuz yıl boyunca bayi-
ye mal tedarik etmeye devam etmiştir. Sözleşmenin süresi sona erdi-
10
Bkz. Yargıtay HGK. E. 2012/19-670, K. 2013/171, T. 16.01.2013, Yargıtay 19. HD.,
E. 2013/14654, K. 2013/19950, T. 17.12.2013.
11
“Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacı
sözleşme eki taahhütnamede öngörülen asgari alım taahhüdüne uyulmadığı hal-
de sonraki yıllar bakımından herhangi bir ihtar çekmeden ve ihtirazı kayıt koyma-
dan ifaya devam etmiş olduğundan önceki yıllara ilişkin cezai şartı talep edemez.
Bu durum karşısında ancak son yıla ait cezai şart isteyebileceğinin kabulü gere-
kir.” Bkz. Yargıtay 19 HD. T. 16.01.2014;
“Dönemsel ifayı içeren asgari alım taahhütlü sözleşmelerde dönem bitimini mü-
teakip ihtirazi kayıt konulmaksızın ya da ihtar yapılmadan mal verilmeye devam
edilmesi önceki döneme dair cezai şart talebinden zımnen vazgeçildiği anlamına
gelir. (…) Bu durumda mahkemece davacı tarafça sadece son yıla dair asgari alım
taahhüdünden doğan cezai şart alacağının istenebileceği ve davalının bu mik-
tardan sorumlu olacağı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu önceki
dönemleri de kapsayacak şekilde alacağa hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün
bozulmasını gerektirmiştir. Bkz.Yargıtay 19. HD. T. 24.04.2014