

228
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Erozyon Süreci
Buradan hareketle şu sonuca varabiliriz: Yargıtay bir taraftan içti-
hatlara güven ve istikrar amacıyla kabul ettiği usûlî müktesep hakka,
yine aynı amaçla istisnalar kabul ederek, kamu düzenine aykırılık veya
temel haklara aykırılık gibi hâllerde katı uygulamadan kaçınmaktadır.
Çünkü ancak böyle bir uygulama sayesinde gerçekten içtihatlara gü-
ven sağlanabilir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesinin dör-
düncü fıkrasına eklenen hüküm ile Yargıtay Dairesinin iki bozma
kararı arasındaki çelişkinin giderilmesi ve temyiz incelemesi yetkisi
Hukuk Genel Kuruluna verilmiştir. Böylelikle aynı Yargıtay Dairesi-
nin birbiriyle çelişen kararlarının Hukuk Genel Kurulunda inceleme
yapılarak giderilmesi amaçlanmıştır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılacak incelemenin asıl amacının
“usûlî müktesep hakka aykırılığın giderilmesi ve böylelikle usûlî mük-
tesep hakkın korunmasının amaçlandığı” ifade edilmiştir. Nitekim ge-
rekçeye göre;
“Dairenin birinci kesin bozmasından sonra dönmesi(2. Kez bozması)
üzerine alt mahkemece verilen kararın yargı yolu denetiminin Yargıtay Hu-
kuk Genel Kurulunca yapılması, ikinci kesin bozmaları gereklilik sınırlarına
indirecek bir hukuk disiplinini de berberinde getirir. Sözgelimi, birinci bozma-
dan dönme formülü olarak sıkça kullanılan “maddi hata” gerekçesinin somut
olay bağlamında realizasyonu, görüş ve içtihat farkı mı? Farklı delil değerlen-
dirilmesi mi? Bu bağlamda usule ilişkin kazanılmış hakkın ihlali mi? Yoksa
usule ilişkin kazanılmış hakkın istisnası olan ve tipik tarifine uygun maddi
hata mı? Sorularının ele alan bir yaklaşımla Hukuk Genel Kurulunca gerçek-
leştirilecektir. Nitekim benzeri olaylarda ikinci kesin bozmaya karşı direnme
kararlarının temyizinde Yargıtay Hukuk genel Kurulunca aynı realizasyon
yapılmaktadır. Model bu yönüyle, usuli kazanılmış hak durumunda tereddüt-
lere yol açması bir yana, onu pekiştirmektedir.”
36
Adalet Komisyonu raporundan da görüldüğü gibi, HUMK
m.429/4’e göre yapılacak temyiz incelemesinde öncelikle usûlî mükte-
sep hak esas alınarak iki zıt bozma kararından hangisinin doğru oldu-
ğu tespit edilecektir. Böylelikle kamu düzeni amacıyla kabul edilmiş
36
Bkz. Adalet Komisyonunun 01.04.2013 tarih ve 1/750 Esas; Karar No: 18 sayılı
Raporu, Sıra Sayısı 444, s.28.