

193
TBB Dergisi 2018 (134)
Tacettin ŞİMŞEK
olabilir. Fer’i müdahilin asıl tarafla birlikte hareket etmesi, sadece asıl
tarafın yaptığı işlemleri yapabilmesi ve bu işlemlerde yardımcı olması
şeklinde anlaşılamaz. Aksini kabul etmek, fer’i müdahilin davaya mü-
dahalesini anlamsız hale getirir ve bu durum fer’i müdahalenin ama-
cına aykırı düşer. Çünkü fer’i müdahalenin amacı, asıl tarafın korun-
masıdır. Fer’i müdahil, asıl tarafın işlemleri ile çelişik olmadıkça, tüm
usul işlemlerini tek başına yapabilir. Asıl tarafın bir işlemi yapmaması,
ihmal etmesi, onun yerine bu işlemi fer’i müdahilin yapması, asıl tara-
fın işlemi ile çeliştiği şeklinde de yorumlanamaz.
47
Pekcanıtez, idari yargıda üçüncü kişilerin iptal davası sonucunda
verilen hükümden doğrudan etkilenmesinin söz konusu olduğuna, bu
hükümlerin inşai etkisi nedeniyle davanın tarafları dışındaki üçüncü
kişileri de etkilediğine işaret etmektedir. Yazara göre, özellikle çift et-
kili idari işlemlerin iptali halinde iptal hükmü üçüncü kişi hakkında
da etkili olur. Bu nedenle üçüncü kişinin hukuki durumu medeni usul
hukukundaki üçüncü kişiden daha fazla etkilenmektedir. Bunun so-
nucu olarak fer’i müdahilin hak ve yetkileri idari yargıda medeni usul
hukukuna göre daha geniş olarak uygulanmalıdır. Yazar, bu gerekçe-
nin haklılığını, idare hukukunda davanın ihbarı kurumunun medeni
usul hukukundan farklı düzenlenmesine dayandırmaktadır.
48
Erkut da, müdahil sıfatının HUMK bakış açısıyla ele alınıp, müda-
hilin ancak davaya yanında katılmış olduğu tarafın iradesi ile bağdaş-
tığı ölçüde müdahale hakkı bulunduğu ve hatta itiraz ve temyiz hakkı
gibi yargılama sürecinin hayati enstrümanlarından tek başına yarar-
lanma hakkından yoksun bırakılması gibi bir anlayışın idari yargının
genelliği ve özgünlüğü ile bağdaşmayacağı görüşündedir.
49
Günday, idari yargıda amacın idarenin etkin bir şekilde denetlen-
mesi olduğundan, katılma istemi kabul edildikten sonra, katılanın ka-
tıldığı tarafın istem sonucunu değiştirmemek koşuluyla ondan bağım-
sız hareket etmesine, örneğin yürütmenin durdurulması ve duruşma
isteminde bulunabilmesine ya da kanun yollarına başvurabilmesine
olanak tanınmasının yerinde olacağını belirtmektedir.
50
47
Hakan Pekcanıtez, a. g. e., sayfa 594.
48
Ibid, s. 595
49
Celal Erkut, a. g. e., s. 98.
50
Metin Günday, a. g. e., s. 84.