

İnsan Hakkı Olarak Çevre ve Çevre Hukukuna Hakim Olan Bazı İlkeler
358
3. ANAYASA BAĞLAMINDA ÇEVRE HAKKI
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesinde,
herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahip olduğu, 56. maddesinde ise; herkesin, sağlıklı ve denge-
li bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre
sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatan-
daşların ödevi olduğu belirtilmiştir.
Anayasamızın 56. maddesi,
“Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler“
başlıklı üçüncü bölümde ve
“Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunma-
sı”
başlığı altında yer almıştır. Beş fıkradan ibaret olan bu maddenin
yalnızca ilk iki fıkrası çevre hakkındadır.
“Herkes sağlıklı ve dengeli bir
çevrede yaşama hakkına sahiptir.”
denilen ilk fıkra çevre hakkını doğru-
dan doğruya değil yaşam hakkı ile bağlantı kurarak düzenlenmiştir.
Ve diğer birçok ülkenin anayasalarında olduğu gibi antroposentrik
yaklaşımı esas almıştır. Çünkü düzenleme halen tüm dünyada geçerli
olan yerleşik insan hakları anlayışı çerçevesinde yapılmıştır. Bununla
birlikte söz konusu fıkra bize, bu dar yaklaşımın dışına çıkacak geniş
ve amaçsal bir yorum yapmamız için gerekli malzemeyi sağlamakta-
dır. Buradaki
“sağlıklı ve dengeli çevre”
ifadesini, yaşam hakkının klasik
temel haklar içinde ilk sırada yer almasına da dayanarak, tüm çevresel
varlık ve değerleri içerisine alacak şekilde yorumlayabiliriz. Maddenin
ikinci fıkrası
“Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlen-
mesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.”
şeklindedir. Burada
birisi ödev, diğeri geliştirme sözcükleri olmak üzere iki noktaya yöne-
lik olumlu yorumlarda bulunabiliriz. Geliştirme kelimesi tüm çevresel
varlıkların korunmasını dahil edebileceğimiz ve çevre korumada çok
önemli olan gelecek boyutunu da içine alan geniş bir kapsama sahiptir.
9
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 1. maddesinde; kanunun amacının,
bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve
sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağla-
mak olduğu belirtilmiştir.
Anayasaya göre çevre hakkı sadece bir hak değildir ve aynı za-
manda da yükümlülükler içermektedir.
9
Sürdürülebilir Kalkınmanın Saglanmasında Katılımın RolüDoç. Dr. Nükhet TURGUT
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/480/5599.pdfErişim T.13.07.2011