

TBB Dergisi 2013 (106)
Ahmet Cshit İYİLİKLİ
175
ları aynı ise dava sebebi
181
bakımından birliktelik söz konusu olacak-
tır
182
. Buna göre; dava temelini oluşturan, davacının talep sonucunu
haklı göstermeye yarayan maddi vakıalar
183
, her iki davada ayniyetlik
göstermelidir
184
. Hukuki sebepler değil, maddi vakıalar müttehit ise,
sebep aynı sayılıp, derdestlik durumu doğacaktır.
B. Dava Sebebi Kavramının Kesin Hüküm İle İlişkisi
Kesin hüküm dava şartıdır. Kesin hükümle sonuçlanan bir dava,
taraflar ve bütün mahkemeler için bağlayıcıdır
185
ve bu bağlılık kamu
düzeni
186
ile ilgilidir
187
Kesin hükmün taraflar bakımından bağlayı-
cılığının sebeplerinden birisi, dava sebebi, yani vakıaların taraflarca
getirilmesi ilkesine bağlanmıştır
188
. Kesin hükmün bağlayıcılığı, hem
kişiler hem de devlet için hukuki durumda istikrar yaratır
189
. Hukuki
181
“İki davanın aynı dava olmasından kastedilen, tarafları, konusu ve dava sebebinin
aynı olmasıdır. Dava sebebinin ise, hukuki sebepler değil, davanın dayağını oluş-
turan vakıaların aynı olması gerekir.” (3.HD 18.01.2011, 2010/22984, 2011/221).
182
Tanrıver, s.95.
183
Tanrıver, s.93 vd.
184
Tanrıver, s. 96; “Somut olayda, derdest bulunduğu ileri sürülen afyon 1. Asliye
Hukuk Mahkemesine ait 2007/ 306 E. Sayılı davada da, eldeki davada olduğu
gibi, meydana gelen arızalar nedeniyle aracın ayıpsız olan yenisi ile değiştirilmesi
talep edilmiş ise de, eldeki davada, araçta ilk dava tarihi olan 2.8.2007 tarihinden
sonra meydana gelen ve ilk davada doğal olarak dava sebebi yapılmamış olan
2.10.2007 ve 16.10.2007 tarihli arızalar da dava sebebi olarak gösterilmiş olup, her
iki davanın tarafları ve konusu aynı ise de, sebepleri farklı olduğundan dava sebe-
bi itibari ile derdest bir davadan söz etmek mümkün değildir.” (13.HD 23.03.2009,
887/3788).
185
Meriç, Kesin Hüküm, s.381. “Maddi anlamda kesin hüküm, hükmün olağan ka-
nun yollarına başvurularak değiştirilememesi, daha sonra tekrar dava edileme-
mesi ve daha sonraki davada bağlayıcı olmasıdır. Bu kanuni gerçeklik dolayısıy-
ladır ki, hükümdeki tespitler tarafları ve bütün mahkemeleri bağlar ve aynı konu
hakkında aynı taraflar arasında sonraki yargılamada hüküm kurulamaz.”
186
“Dava sebebi ile kastedilen ise, hukuki sebep olmayıp, davada dayanılan mad-
di vakıaların aynı olmasıdır.kesin hüküm, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca
yargılamanın her aşamasında öne sürülebilen, istek olmasa bile mahkemelerce de
resen gözetilmesi gereken olumsuz dava koşuludur ve hükmün taraflarını, taraf-
ların haleflerini bağlar.” (HGK, 30.01.2008, 7-30/43).
187
Gürdoğan, s.95. “Kararların maddi anlamda kesinliği amme intizamına dahildir.
Bu sebeple, kesin hükmü hakimin re’sen nazara alabilmesi ve tarafların kesin hü-
küm itirazını dermeyandan feragat edememeleri gerekir.”
188
Nevhis, Deren-Yıldırım, Kesin Hükmün Subjektif Sınırları, İstanbul 1996, s.39.
189
Meriç, Kesin Hüküm, s.402. “Bu bağlılık etkisi, mahkeme kararının içeriğini gele-
ceğe yönelik olarak korumaktır. Zira sona eren yargılama hukuki barışı yeniden
sağlamalı ve hukuki güvenliği garanti etmelidir.”