

TBB Dergisi 2013 (106)
Ahmet Cshit İYİLİKLİ
189
geçten geçirmesine imkân tanımaktadır
265
. Her ne kadar Hukuk Muha-
kemeleri Kanununda taraflarca getirme ilkesi hâkim ise de, doğruyu
söyleme (HMK m. 29) ödevi ve dürüstlük kuralı çerçevesinde taraflara
gerçeği söyleme mecburiyeti getirmiştir. Hâkim mantık ve tecrübe ku-
ralları ışığında doğruları denetleyebileceği
266
gibi dosyadan anlaşılan
gerçeğe aykırı beyanlar ile bağlı olmayacaktır
267
. Zira, gerçeğe aykırı
ya da yanıltıcı vakıaların mahkemeye getirilmesi, dürüstlük kuralının
ihlali olacağından hâkim re’sen görevinden ötürü bunları dikkate al-
mayacaktır
268
. Kaldı ki, yargılamanın amacı, hakikate ulaşarak
269
, hu-
kuki güven ve barışı sağlamak olmalıdır
270
. Bu başlık altında, üzerin-
de durulması gereken bir diğer husus ise kanuni karinelerdir. Bir kişi
davada kanuni karineye dayanıyorsa, yani değil mi ki kendi lehine
hak iddia etmekte o halde (HMK. m.190), karinenin temelini oluşturan
vakıaları ispatlamak
271
zorundadır
272
. Karinenin temelini oluşturan va-
kıadan kasıt, dava sebebi olan hayat olaylarıdır.
265
“Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu senetteki imzanın dava-
cının eli mahsulü olduğunun anlaşıldığı, davacı yanı senedin hile yolu ile alın-
dığı iddiasında bulunduğu, davacının senedi tanzim tarihi itibari ile 91 yaşında
olup görme ve işitme zorluğu çektiği tüm ihtiyaçlarının çocukları tarafından
karşılandığı,davalı Yavuz Çınar’ın davacının kiracısı olup,kira artırımı nede-
niyle davacıya kira borcu olduğu,bu konumda olan birinin mal sahibi olan da-
vacıya büyük miktarlarda borç para vermesinin hayatın olağan akışına aykırı
bulunduğu,senedin alacaklı kısmına borç veren davalı isminin değil de,onun
yakın arkadaşı olan diğer davalı Ali Gündoğan’ın adının yazılmasının kambiyo
senetlerinin kullanım amacına uygun düşmediği davacının belli miktarda geliri
ve taşınmazlarının bulunduğu davacı ile senet lehtarı davalı arasında herhangi
bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı dava konusu senedin davacıya başka bir bel-
ge imzalatılması bahane edilerek imzalatıldığı,lehtar davalının kötü niyetli olarak
davacı aleyhine takibe geçtiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı-
lara borçlu olmadığının tespiti ve davalı Ali Gündoğan aleyhine %40 tazminata
karar verilmiş,hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir,dosyada ki yazılara
kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabet-
sizlik bulunmamasına göre,davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz
itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına”(19
HD.01.06.2006,2005/10757,2006/5875).
266
Yıldırım, Delillerin Değerlendirilmesi, s.117.
267
Tercan, Gerçeği Söyleme Yükümlülüğü, s.212.
268
Arslan, Dürüstlük Kuralı, s.27.
269
Karslı, s.44.
270
Arslan, Dürüstlük Kuralı, s.57 vd.
271
Topuz, s.157.
272
Söz konusu hükme göre (HMK m. 190), kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece
karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatla mükelleftir.