

Çevre Örgütlerinin Çevresel Yönetime Katılma Sürecinde Dayandığı Haklar
184
içerdiği önleyici ve koruyucu sorumlulukla başta mülkiyet hakkı ol-
mak üzere, girişim özgürlüğü, yerleşme özgürlüğü gibi temel hak ve
hürriyetlere ciddi sınırlandırmalar getirmekte, bireysel menfaat - ge-
nel menfaat çatışmasını doğurmaktadır. Ancak yukarıda da belirtmiş
olduğumuz gibi, ilgili bireysel menfaatler varlığını ancak yaşanabilir
bir çevrede sürdürebilirler. Bu nedenle çevre hakkı aktif bir şekilde
uygulanabilir olmalıdır.
Çevre hakkının etkin, eksiksiz ve zamanında kullanılabilmesini
sağlamak amacıyla çevre hukuku kendine özgü ve usule ilişkin olan
bir takım güvence hakları düzenlenmiştir.
42
Çevre hakkı özellikle de
çevreci sivil toplum kuruluşlarını özneleştiren bir şekilde düzenlen-
diği için usule ilişkin güvence haklarından etkin şekilde faydalanacak
olanlar başında da çevreci sivil toplum örgütleri gelecektir.
B. Çevre Hukuku Bakımından: Usule İlişkin Haklar
Çevre hukuku, kendi içerisinde çevre hakkının pratiğe dönüşme-
sini ve bireylerin çevre politikalarında aktif bir aktör haline gelmeleri-
ni sağlayan üç adet usule ilişkin hak barındırmaktadır: çevresel konu-
larda bilgiye erişim hakkı, çevresel karar verme sürecine katılımı hakkı
ve başvuru hakkı.
43
Bu haklar uzun bir süre çeşitli konferanslarda veya
sözleşmelerde “ilke” olarak dile getirilmiş olsa da
(1)
2001 yılında yü-
rürlüğe giren Aarhus Sözleşmesi ile konu bütünlüğü sağlanmış ve hak
düzeyinde ele alınmıştır
(2)
.
1. Çevresel Katılımcı Demokrasi Fikrinin
Ortaya Çıkışı ve Evrimi
Çevresel sorunlar, doğası itibariyle birden çok nedene ve kişiye
bağlı olan, çoğu zaman geri dönülmez ve düzeltilemez sonuçlarını za-
manla ve geniş bir coğrafi alanda gösteren, bu sebeplere bağlı olarak,
bilimsel ve teknik açıdan ortaya çıkartılması ve sorumluların yargı
makamlarınca tespiti konusunda güçlükler yaşanan bir yapıya sahip-
tir. Bu yüzden süreç içerisinde çevresel politikalarda düzeltici yakla-
şımdan ziyade henüz sorun ya da kirlilik oluşmadan onun önlenmesi
42
İbrahim Kaboğlu, Çevre Hakkı, İmge Yayınları, s.93 vd.; Güneş Gürseler, s.202;
43
İbrahim Kaboğlu, Çevre Hakkı, İmge Yayınları, s.93 vd.