

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Güncel Sorunların Yargıtay Kararları ...
150
Görüldüğü gibi, yasal düzenlemenin kanunda yazıldığı şekliyle
anlaşılması çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet vermekte-
dir. Bu sorunların aşılması amacıyla Yargıtay tarafından pek çok karar
verilse de, bu kararların her bir ceza dairesine göre farklılık gösterdiği
görülmektedir. Mahkemenin açıklanacak hükümde önceki mahku-
miyet kararı ile bağlı kalması gerektiği düşüncesi, yukarıda değinil-
diği üzere, CMK’nın 231’inci maddesinin 5’inci fıkrasındaki, kurulan
hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmadığına ve aynı kanu-
nun 217’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, delillerin hakimin
vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edileceğine ilişkin düzenlemelerin
yanında Anayasa’nın 138’inci maddesinde yer alan “
hakimler, görevle-
rinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı ka-
naatlerine göre hüküm verirler
” şeklindeki anayasa kuralına da aykırılık
teşkil etmektedir. Hükmün açıklanacağı duruşmada, önceki mahku-
miyet kararı ile bağlı kalınması gerektiği düşüncesinden hareketle ko-
şulları oluştuğu halde sanık hakkında beraat kararı verilmemesi veya
lehe yasal değişikliklerin uygulanmaması ise Anayasa’nın 141’inci
maddesinin son fıkrasındaki “
davaların en az giderle ve mümkün olan sü-
ratle sonuçlandırılması, yargının görevidir
” şeklindeki düzenlemeye ve
makul bir sürede yargılanma hakkına ilişkin Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesine aykırıdır.
46
Kanaatimizce, CMK’nın 231’inci maddesinin 11’inci fıkrasındaki
düzenleme karşısında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenme-
si veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek
uyulmaması halinde hüküm, hiçbir değişiklik yapılmaksızın aynen
açıklanmalı, yükümlülüklerin sanığın elinde olmayan nedenlerle ye-
geri bırakılmasına karar verilen kişinin kendisine yüklenen yükümlülükleri yeri-
ne getirmemesi halinde, mahkeme tarafından evvelce belirlenmiş cezanın yarısına
kadar belirlenecek kısmının infaz edilmesine ya da yeni bir hüküm kurulmasına
karar verilebileceğini savunmuştur.
46
Hemen belirtelim ki, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilme-
si sonradan sanığın kabulüne bağlı tutulsa da, yasal düzenlemede Anayasa’nın
10’uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkesine de aykırı yönler bulunmaktadır. Bir-
den çok sanıklı bir davada, sabıkalı olduğu için hakkında hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilemeyen, hükmü temyiz eden ve Yargıtay’ın sanıkla-
rın beraat etmesi gerektiği yönündeki bozma kararı sonrası mahkemece beraati-
ne karar verilen sanığın, sabıkasız olduğu için hakkında hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen sanığa oranla daha güvenceli bir konumda bulun-
ması buna örnek gösterilebilir; Aynı yönde, Donay, s. 329.