

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
367
lar, Sözleşmenin koruduğu hak ve özgürlükleri ihlal etmedikçe, bu
hataları incelemenin kendi görevi olmadığını ifade etmiştir
137
. Mahke-
meye göre, Sözleşmenin 6. maddesi adil yargılanma hakkını güvence
altına almakla birlikte, delillerin kabul edilebilirliği (değerlendirilme-
si) konusunda özel bir düzenleme içermemekte; dolayısıyla bunun
belirlenmesi öncelikle ulusal hukuktaki düzenlemelerin konusunu
oluşturmaktadır
138
. Nitekim Mahkeme, delillerin kabul edilebilirliği-
ne ilişkin kuralların öncelikle ulusal mahkemelerin sorunu olduğunu,
onların yerine geçip değerlendirme yapmasının uygun olmadığını
139
kabul etmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, ulusal mahkemelerin deliller
hakkındaki takdirini genel bir değerlendirmeye tabi tutmamaktadır.
Bu durum yalnızca ulusal mahkemelerin kendilerine sunulan olgulara
rağmen, keyfi ya da ağır bir adaletsiz karar vermeleri halinde söz ko-
nusu olmaktadır
140
. Delillerin kabulünün ve değerlendirilmesinin ulu-
sal mahkemelerin yetki alanında olması nedeniyle bu mahkemelerin
delilleri iyi değerlendirip değerlendirmedikleri, Mahkemenin yetkisi
dışındadır
141
. Buna göre kural olarak bir delil türünün, örneğin hukuka
aykırı olarak elde edilmiş delillerin, iç hukuk açısından kabul edilebilir
olup olmadığına karar vermenin Mahkemenin görevi olmadığı; esas
cevap verilmesi gereken sorunun, delillerin elde edilme yolu da dahil
olmak üzere yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığı sorusu
olduğu ifade edilmiştir
142
. Bu bağlamda 6. madde, ancak hukuka ay-
kırı olarak elde edilen deliller, yargılamanın bütününü adil olmaktan
çıkardığı zaman devreye girmektedir
143
. Nitekim öğretiye göre önemli
fırsatlar çıkmış olmasına rağmen (ki bunlar içinde en önemlisi incele-
me konusu yaptığımız karadır) Mahkeme bu konuda açık ve kesin bir
karar vermekten ve bir tutum takınmaktan bilinçli olarak kaçınmakta-
137
Harris/O’Boyle/Bates/Buckley, s.256.
138
Schenk v. İsviçre, Seri A no. 140, 12 Temmuz 1988, §45, 46; Teixeira de Castro v.
Portekiz, Reports 1998IV, 9 Haziran 1998, §34; Heglas v. Çek Cumhuriyeti, Başvu-
ru No. 5935/02, 1 Mart 2007, §84.
139
Nuala Mole/Catharina Harby, A Guide to the Implementation of Artice 6 of the
European Convention on Human Rights, Human Rights Handbook No.3, 2. Bası,
Council Of Europe Publishing, Strasbourg, 2003, s.46.
140
Harris/O’Boyle/Bates/Buckley, s.258.
141
Sibel İnceoğlu, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma
Hakkı, İstanbul, Beta, 2002, s.274.
142
Gäfgen v. Almanya, §162, 163.
143
Harris/O’Boyle/Bates/Buckley, s.256; İnceoğlu, s.274. Ayrıca bkz: Chalkey v. Bir-
leşik Krallık, Başvuru No. 63831/00.