

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
369
de haksız olarak değerlendirilebilecek tek bir usuli işlem ile tüm bir
yargılamayı açıkça ayırmaktadır. Tek bir haksız usuli işlem tüm bir
yargılamayı haksız hale getirebilir ama bu, her zaman böyle olmak zo-
runda değildir. Bir yargılamanın haksızlığı zorunluluk veya nedensel-
lik meselesinden çok yargılamanın bir bütün olarak değerlendirilmesi
meselesidir
148
. Dolayısıyla iki tür kuralı sanık hakları doğrultusunda
ayırt etmek mümkün olmaktadır. İlk kural, mahkemenin adil bir yar-
gılama ve adil bir karar sağlamasına ilişkindir. Bu kural, yargılamanın
sonuçlarını ilgilendirmektedir. İkinci tür kurallar, özel usuli işlemlerin
yasaklanmasını emreder
149
. Ancak bu gibi kuralların ihlali, her zaman
zorunlu olarak ilk kuralın ihlal edilmesiyle sonuçlanmaz; zira bir yar-
gılamanın adil olması, tüm yargılamanın değerlendirilmesine bağlı-
dır. Bu yüzden ikinci tür kuralların ihlali, bazı durumlarda AİHS’in 6.
maddesi anlamında hukuki sonuçlar yaratmaz. Ancak yargılamanın
bir bütün olarak adaletsizliğini yadsıması halinde AİHM’in ikinci tür-
den bir kuralı kabul etmesi gereklidir.
Mahkeme, yargılamayı adil olmaktan çıkaracak usuli işlemleri be-
lirlemek zorundadır. Bir yargılamanın adil olup olmaması söz konu-
su davada MG’nin itiraflarında olduğu gibi yalnızca tesadüfen ortaya
çıkan koşullara veya diğer davalardaki gibi savunmanın diğer hak-
larının göz ardı edilip edilmediği hususuna bağlı olmamalıdır. Bu se-
beple, AİHM delillerin kullanılması ile ilgili olarak özel kuralları ilke
olarak benimsemektedir
150
. Bunun yanında bahsedilen kuralların zayıf
olduğu söylenebilir; zira ihlalleri söz konusu olduğunda “yaptırım”a
başvurulmamaktadır
151
.
148
Gäfgen v. Almanya, §163-165; White/Ovey, s.243.
149
İki husus arasında benzer ayrım için bkz: Stephan Ast, Normentheorie und Straf-
rechtsdogmatik, Berlin, Duncker & Humblot GmbH, 2010, s.16. Etki veya neden-
sellik – neden ve sonuç – normlar ayırt edilebilirdir. Bu, yapılan değerlendirme
sonucunda ortaya çıkan etkinin araştırması olan adil yargılanmanın dönüştürül-
mesine dair öğretinin alışılmamışlığıdır.
150
Anayasa kuralları gibi usul kuralları ve işkence yasağı gibi düzenleyici kurallarla
olsan ilişkisi için bkz Matthias Mittag, “A Legal Theoretical Approach to Criminal
Procedure Law: The Structure of Rules in the German Code of Criminal Procedu-
re”, German Law Journal, Vol.7, No.8, 2006, s.637, 643.
151
Karar alternatif yönden anlaşılabilir. AİHM, varsayımsal olan ikinci türde kuralla-
rı kabul eder ve yargılamanın sonuçları üzerindeki ihlallerin çarpıcı etkisini inkar
eder. Bununla birlikte karara bakıldığında Mahkemenin bu kuralları sadece var-
sayımsal olarak kabul etmediği görülmektedir.