

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
383
değil, temelde söz konusu kuralların amaçlarına dayanmakta olan bir
değerlendirmedir.
Biz söz konusu işkence tehdidi neticesinde yapılan ikrarın, bu ik-
rarın dışlandığının Federal Mahkeme tarafından açıklanmasının, buna
rağmen MG’nin bu şekilde bir ikrarda bulunmasının ve sonuçta mah-
kumiyet kararına bu kadar basit bir nedensellik zincirinin kırılması ge-
rekçesiyle açıklanamayacağını düşünüyoruz. Hukuka aykırı yöntemle
elde edilen deliller bir şekilde yargılamayı ve sonuçta verilen hükmü
etkilemiştir. Bunun aksinin ispatı, yargılama süjelerinin insan olma-
dıklarını iddia etmek anlamına gelecektir ki bu anlamsız ve gerçek dı-
şıdır. Nitekim ulusal mahkemeler tarafından ikrardan yola çıkılarak
elde edilen ve aslında hukuka aykırı olan delillerin, MG’nin yargıla-
masının ikinci gününde yapmış olduğu ikrarların doğrulanmasında
kullanıldığı kabul edilmiştir. Bu bile tek başına tüm yargılamanın adil-
liğini bozmaktadır. Bu doğrulamaya neden ihtiyaç duyulmuştur? Söz
konusu doğrulama olmaksızın yalnızca sanığın ikrarına dayalı olarak
mahkumiyet kararı verilmesi mümkün değil midir? Eğer mümkün
değilse verilen hüküm de adil olma özelliğini kaybetmemekte midir?
Örneğin ülkemizde Yargıtay tek başına sanığın ikrarını başka delillerle
desteklenmediği (doğrulanmadığı) takdirde mahkumiyet için yeterli
kabul etmemektedir
210
. Benzer durum ülkemizde olsaydı, Yargıtay’ın
bu kararı karşısında AİHM’nin tavrı ne olacaktı? Delillerin değerlendi-
rilmesi ulusal mahkemelere bırakıldığına göre AİHMbenzer bir olayda
Türkiye için (alışa geldiğimiz üzere) ihlal kararı vermek durumunda
kalacaktı. Peki, bu çifte standart olmayacak mıydı? Türkiye’den ben-
zer bir başvuru olduğunda Mahkemenin tavrı ne olacaktı? Bu soruları
uzatmak mümkündür. Ancak yanıtları bilinen bu sorular, Mahkeme-
nin kararının ne kadar hatalı olduğunu göstermek açısından sorulması
gereken sorulardır.
6. Mahkemenin 6. Maddenin İhlali İddiası Kapsamında
Verdiği Karar
Mahkemenin 6. madde kapsamında esas olarak karara bağlaması
gereken husus, işkence oluşturmayan fakat Sözleşmenin 3. maddesine
210
YCGK, E. 2009/7-160, K.2009/264, Kt. 17.11.2009; 10. CD, E. 2008/834, K.
2010/3241, Kt. 15.2.2010; Kazancı İçtihat Programı.