

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
385
den bağımsız olarak, tartışma konusu delilin daha sonraki bir aşamada
bulunup bulunmaması gibi faktörlerin bu tür delilin kabul edilebilir-
liği üzerinde etkisi olabileceğine işaret edilmiştir
212
. Ancak Sözleşmeci
Devletler arasında böyle bir görüş ve uygulama birliğinin olmaması
Mahkemeyi bu yönde bir karar alma ve açık bir görüş bildirmeden
geri bırakmamalıdır. Aksine Mahkeme bu konudaki ilke ve kuralları
belirleyerek, daha önce pek çok hususta olduğu gibi Sözleşmeci Dev-
letlere bu konuda yön verebilir. Öte yandan tartışma konusu delilinin
daha sonra ve daha önce bulunmasının yargılamanın adilliğini etki-
leyip etkilememesi açısından olumlu bir katkısı olmamalıdır. Söz ko-
nusu deliller hukuka aykırı olarak elde edilmiş ve hangi amaçla olur-
sa olsun yargılamada kullanılmışlardır. Böylelikle görünüşte de olsa
yargılama adil olma niteliğini kaybetmiştir ki bu nedenle bu argüman
bize göre de geçerliliğini yitirmiştir.
Mahkeme ayrıca, hukuka aykırı deliller ve bunların uzak etkisi ko-
nusunda birbirleriyle yarışan farklı hakların ve menfaatlerin bulundu-
ğunu da ifade etmiştir. Mahkeme bu hususa ilişkin aynen şu ifadeye
yer vermiştir:
“Bir yandan, genellikle güvenilir ve zorlayıcı maddi delilin ceza davasın-
dan dışlanması, suçun etkili bir şekilde kovuşturulmasını engelleyecektir. Hiç
kuşku yok ki, suç mağdurlarının, onların ailelerinin ve ayrıca halkın, suçlu-
ların yargılanmalarında ve cezalandırılmalarında menfaatleri vardır; mevcut
olayda bu menfaat çok büyük bir öneme sahiptir. Ayrıca mevcut olay şu özel-
liği de taşımaktadır: Tartışma konusu maddi delil, ceza soruşturmasını derin-
leştirme amacı taşımamaksızın, bir çocuğun yaşamın
ı kurtarmak ve böyle-
ce Sözleşme
nin 2. maddesinde güvence altına alınan başka bir çekirdek hakkı
korumak için uygulanan yasak sorgu yöntemleriyle türetilmiştir. Öte yandan
sanık, ceza davasında adil yargılanma hakkına sahiptir; ulusal mahkemelerin
Sözleşmede güvence altına alınan mutlak nitelikte çekirdek haklardan olan 3.
maddedeki insanlık dışı muamele yasağının ihlal edilmesinin bir sonucu ola-
rak elde edilen delili kullanmaları halinde, bu hak bakımından bir sorun doğar.
Aslında, yargısal usulün bütünlüğü ve böylece hukukun üstünlüğü üzerine
kurulmuş uygar toplumların değerlerlerinin muhafaza edilmesinde de hayati
bir kamu yararı vardır”
213
.
212
Gäfgen v. Almanya, §174.
213
Gäfgen v. Almanya, §175.