

TBB Dergisi 2014 (112)
Mahmut ŞEN
177
aykırılığın aranması da, müessesenin amacıyla bağdaşmamaktadır
37
.
Kanun koyucunun açıkça hukuka aykırılık şartının gerçekleşmesi
koşulunu araması, başlı başına yürütmenin durdurulması kararının
verilmesini zorlaştırma eğiliminde olduğunun göstergesidir. Kaldı ki,
işlemin hukuka aykırı olup olmadığı hususu da, dava dosyasının te-
kemmül etmesi ve re’sen araştırma ilkesi uyarınca gerekli inceleme ve
araştırmanın yapılması sonrasında anlaşılabilecek bir durumdur
38
.
Öte yandan, yürütmenin durdurulması müessesesini düzenleyen
hükmün Yasada mevcut olan halinin, Anayasanın 36. maddesinde
düzenlenen hak arama özgürlüğünü sınırlayan bir hüküm içerdiği de
açıktır. Adil yargılanma hakkını düzenleyen Anayasa’nın 36. madde-
sinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yar-
gı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile
adil yargılanma hakkına sahip olduğu ifade edilmektedir. Maddeyle
güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, bir temel
hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden
gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan
en etkili güvencelerden birini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı bir
haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz
kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp
kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli
yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişile-
re yargı mercileri önünde dava açma hakkı tanınması, adil yargılama
hakkının ön koşulunu oluşturur
39
.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde yapılan de-
ğişiklik sonrasında, naklen atama, görevlendirme gibi idari kararlar
ile uygulanmakla etkisi tükenmeyen diğer idari işlemler açıkça hu-
kuka aykırı olsa ve ilgilisi açısından telafisi güç veya imkânsız zarar-
lar doğursa bile, yargı organınca idarenin savunması alınmadan yü-
rütmenin durdurulması kararı verilemeyecektir. Böyle bir durumun
37
Metin Günday,Yürütmenin Durdurulması Kararları ve Uygulamada Karşılaşılan
Bazı Sorunlar, İdari Yargı Sempozyumu, 2000, Danıştay Yayın Bürosu Yayınları,
No 59, s.16
38
Şevket Apalak, İdari Davalarda Yürütmenin Durdurulması, Sayıştay Dergisi,No
31,
http://www.sayistay.gov.tr,erişim tarihi:21.03.2014, s. 11
39
Anayasa Mahkemesinin 21.10.1993 günlü, E: 1993/33, K: 1993/40-2 sayılı kararı,
www.anayasa.gov.tr,erişim tarihi: 22.03.2014