

Anayasa Mahkemesinin Eylemli İçtüzük Kuralına İlişkin İçtihat Değişikliğinin Gerekçesi Üzerine
286
dır. Böylece eski içtihadıyla tamamen zıt olan yeni bir içtihada, gerek-
çeyle yumuşatma yaparak geçiş sağlamaya çalışmaktadır.
Burada son derece ilginç olan bir başka nokta AYM’nin 2008 ile
2013 yılları arasında 2012 yılında vermiş olduğu bir karardır.
44
Bu ka-
rar da sonuç itibarıyla daraltıcı yorum içermektedir ve verilen diğer iki
kararla uyumludur. Ancak bu kararın gerekçesinde bir çelişki bulun-
mamaktadır. Sözkonusu E. 2012/48 no’lu kararın gerekçesi şöyledir:
Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunların şekil
bakımından denetlenmesinin, son oylamanın öngörülen çoğunlukla
yapılıp yapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır./
Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurul tarafın-
dan yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını
Genel Kurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirti-
lerek, son oylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden
olamayacağı ifade edilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu
kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için ye-
terli neden saymadığı yolunda bir iradi tecellisidir. En büyük organ
genel kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun
ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekil
bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir./ Anayasa’nın
148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesi karşısında, kanunların şekil
bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapı-
lıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve bu suretle
kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine olanak
bulunmamaktadır.
Kuşkusuz Mahkemenin bu makale boyunca sözü edilen iki yo-
rumdan birini kullanması mümkündür ve bu yetkinin Mahkemenin
takdirinde olduğunu kabul etmek zorunludur.
45
Gerçekten de Anaya-
sanın 148. maddesinin gerekçesi, daraltıcı yorumu yapmaya daha el-
verişlidir. AYM her ne kadar bu gerekçeye rağmen 1991 yılından sonra
genişletici yorumu kullanmışsa da, eski yoruma dönme olanağı vardır.
44
AYM’nin 1982 uygulamasına dönüşü 2008 yılında başlamaktadır ve bugüne ka-
dar sonucu aynı olan üç karar vermiştir. Kronolojik olarak bu kararlar 2008, 2012
ve 2013 yıllarında verilmiştir. 2012 yılında verdiği karar diğerlerinden farklı ve
tutarlı bir gerekçeye sahiptir.
45
Bu dönüş için en elverişli araç Anayasa’nın 148’inci maddesinin gerekçesidir.