

TBB Dergisi 2014 (113)
Hakan Sabri ÇELİKYAY
169
nümüzde bu yönetmelik çerçevesinde faaliyet göstermektedirler. Ül-
kemizdeki ulusal insan hakları kurumları arasında yer alan il ve ilçe
insan hakları kurullarını, nispeten Paris İlkeleri’ne yakın örgütlenme-
ler olarak görmek mümkündür. Nitekim kurullara ilişkin yönetmelik-
te, Paris İlkeleri’ne benzer başlıklara yer verilmektedir. Uygulamada
bu kurullar tarafından da ceza infaz kurumları ziyaret edilebilmekte
ve denetlenmektedir.
Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu
’nun
22
kabul edilmesiyle bir-
likte ülkemizdeki ulusal insan hakları kurumları alanında yeni bir ya-
pılanmaya gidilmiştir. Bu kanun gereğince, ceza infaz kurumları, Tür-
kiye İnsan Hakları Kurumu’nun da denetimine açılmış olmaktadır.
Ülkemizde, ceza ve tutukevlerinin denetlenmesi hususunda çalış-
malar yürüten sivil toplum kuruluşları da bulunmaktadır. Bunlardan
bir kısmı farklı örgütlerin oluşturdukları gruplar
23
şeklinde faaliyet
gösterirken, bir kısmı da bu alanda faaliyet göstermek üzere oluştu-
rulan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır
24
. Bu bağlamda, Birleşmiş Mil-
letler bünyesinde hazırlanan
İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı veya
Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme’ye Ek Seçmeli Protokol
sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiş-
tirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un ek 6.maddesinden aldığını belirtmektedir.
Başbakanlık tarafından hazırlanan bir yayında da aynı yönde bir açıklamada bu-
lunulmuştur (İnsan Hakları Bilgi Dosyası,
s. 49). Oysa, anılan kanun hükmü, dev-
let bakanlığına bağlı olarak oluşturulan İnsan Hakları İhlali İddialarını İnceleme
Heyetleri’ni düzenlemekte olup, merkez teşkilatı içinde bir oluşuma yer vermek-
te, il ve ilçe insan hakları kurulları ile ilgili bir düzenlemeye yer vermemektedir.
Bu nedenle, il ve ilçe insan hakları kurullarının oluşumuna ilişkin yönetmeliğin
yasal dayanağı tartışmaya açıktır. Aynı yönde bkz. Kerem Altıparmak, Bürokrasi
ve İnsan Hakları, Türkiye Barolar Birliği Yayını, Ankara, 2007, s. 66.
22
21.06.2012 tarih ve 6332 sayılı kanun. RG. 30.06.2012, Sayı 28339. Kanunun
değerlendirilmesi için bkz. KeremAltıparmak, Köprüden Önce Son Çıkış: Türkiye
İnsan Hakları Kurumu Kanun Tasarısı’nın Eleştirel Değerlendirmesi, http://
ihm.politics.ankara.edu.tr/userfiles/file/Kopruden%20son%20cikis.pdf, Erişim
Tarihi 14.02.2014.
23
Örneğin, İzmir’de 2003 yılında kurulan İzmir Ceza ve Tutukevleri Bağımsız İzle-
me Grubu isimli yapılanmada, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Türkiye Mimar
ve Mühendisler Odası Birliği İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İnsan Hakları Der-
neği İzmir Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilciliği ve Çağdaş Hu-
kukçular Derneği İzmir Şubesi yer almakta olup, 2006 yılında İzmir Tabip Odası
gruptan çekilmiştir. Bahsi geçen grubun çalışmaları hakkında bkz.
http://www.bianet.org/konu/izmir-ceza-ve- tutukevleri-bagimsiz-izleme-grubu
24
Bu yapılanmaya örnek olarak Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği
gösterilebilir. Dernek ve çalışmaları hakkında bkz.
http://cezaevindestk.org