

Gündelik Dil Felsefesi, Betimleyici Sosyoloji ve Eleştirellik
372
yetki veren kurala dayalı bir özel hukuk işleminde, kişi sadece kendi
uyumunu (buna itaat diyemediğimize göre) yeterli bulmaz, Hart’ın
“itaat” için ileri sürdüğü “sadece kendisi” için yapma hali burada söz
konusu değildir, kişi kendisinin uyduğu kurala başkalarının da uyma-
larını bekler. Bu demektir ki, yetki veren o birincil kural, tıpkı yargıç-
ların ikincil kuralları gibi, bir ortak davranış standardı olarak eleştirel
biçimde benimsenmiştir. Eğer bu doğru ise, yapılan ayrımın oldukça
keyfi olduğu ve Hart’ın kavramsal analizinin sağlamayı hedeflediği
belirginliğe ulaşamadığı sonucuna ulaşılır.
29
Hart’ın teorisinde resmi görevlilerin ikincil kuralları, özellikle ge-
çerlilik kriterlerini belirleyen “tanıma kuralını” benimsemeleri merke-
zi bir sosyal olgu olarak görülür. Resmi görevlilerin bu tavırları, hukuk
düzenini basit cebri kontrolden ayırır. En azından sistemin anahtar
konumunda bulunan resmi görevlilerin bu benimseyişi sorunlu bul-
mamaları hukuk düzeninin işleyişini sürdürebilmesi için zorunludur.
Bu olgunun etkisi tüm topluma yayılacaktır, zira onun resmi görevli-
lerin kabullerine dayalı oluşu, sıradan vatandaşların hukuk düzeni-
ni benimsemiş olmasalar bile hukuki yükümlülük sahibi olmalarını
mümkün kılan temel husustur. Ancak bunun söylenebilmesi için,
hangi durumlarda istikralı işleyişini sürdüren bir hukuk düzeninin
varlığından bahsedilebileceği açık olmalıdır. Anlaşılan o ki, Hart bu
koşulların apaçık olduğu kanısındadır.
30
Hart’ın teorisinde resmi görevliler için sadece şiddet korkusuna
dayanan nedenler haricinde, içsel kabul sağlayan her türlü neden
mümkün görünür. Şiddet korkusunun yaratacağı sorun, kişinin ken-
dini yükümlülük sahibi görmemesi ve zorlanmış olduğunu düşün-
mesidir; bu durumda kişinin eyleminin kurala uygunluğunun nede-
ni, kuralın bizatihi kendisi olmaktan çıkar; içsel bakış ve benimseme
yerini korkuya bırakmıştır. Bu durumda sistem, hukuk düzeninden
ziyade, Hart’ın tabiriyle soyguncu çetesine benzeyecektir.
31
Eğer pra-
tikte sistemin anahtar konumlarında bulunan resmi görevlilerin ku-
ralları benimsemeden salt korku nedeniyle uyguladıklarını ve yine
de sistemin işleyişini sürdürdüğünü saptarsak, onu neden soyguncu
çetesinden farklı göreceğimiz, teorinin dayanaklarına sadık kalırsak,
29
Edgeworth, s. 130-131.
30
Kenneth M. Ehrenberg, “The Anarchist Official: A Problem for Legal Positivism”,
Austrian Journal of Legal Philosophy, 36, 2011, s. 89.
31
Ehrenberg, s. 93, 94, 106.