

TBB Dergisi 2014 (115)
Çağrı YÜCEL
121
nunu’ndaki yaptırımı uygulamayan yargı kararlarıdır. Bu engel kap-
samında belirtilmesi gereken ilk kişiler arzuhalcilerdir. Bilindiği gibi,
Türkiye’deki tüm adliyelerin yakınında bulunan, dükkanlarının gi-
rişinde açıkça “dilekçe yazılır”, “dava açılır”, “icra takibi için gerekli
evraklar düzenlenir” yazan arzuhalciler, Avukatlık Kanunu’na açıkça
aykırı işlem yapmaktadır
47
. Yapılan bu aykırı işlemler aleyhine özellik-
le barolar tarafından suç duyurusunda bulunulmakta ve fakat bunun-
la ilgili olarak farklı kararlar verilmektedir. Yargıtay eski tarihli bir
kararında, avukat olmadığı halde başkaları için delil tespiti ve şika-
yet dilekçeleri yazan bir kişinin Avukatlık Kanunu’nun 63. maddesine
aykırı davrandığına karar vermiştir
48
. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza
Mahkemesi de avukat olmadığı halde avukatlık yetkilerini kullanan
kişinin cezalandırılmasına karar vermiştir
49
. Bununla birlikte aynı ko-
nuyla ilgili olarak Eskişehir Barosu tarafından da suç duyurusunda
bulunulmuş ve fakat Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, “...şüpheli-
lerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının bulunduğu ve ‘Arzuhalci’
sıfatıyla büro işlettikleri, kelime anlamıyla ‘arzuhalcinin’- okuma yaz-
ması olmayan kimselere para ile dilekçe, mektup vb. şeyler yazan kim-
se olarak tarif edildiği, nitekim şüphelilerin de bir avukata gidecek
kadar parası olmayan ve adli mercilere yada diğer resmi kurumlara
dilekçe yazmayı bilmeyen kişilere dilekçe vb. yazmak için büro açtık-
ları ... şüphelilerin bir avukat gibi takip edip avukatlara ait diğer yetki-
leri kullandıklarına ilişkin şikayetçi kurumun soyut iddiaları dışında
delil bulunmadığından...” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına
karar vermiş
50
, bu karara karşı itiraz edilmesine rağmen, talep bu kez
de Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir
51
. Önemle
belirtmek gerekir ki, avukatın tekel hakkının olduğu ve bu sebeple
avukat olmayan kişilerce özellikle mahkemelerde yapılan işlemlerin
47
Erdoğan, s.142, 153; Güner, s.146; Özkan, s.51 dn.128.
48
7. CD, 13.09.1973, E.1973/8935, K.1973/10002 (YKD 1975, S.2, s.138).
49
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 10.09.2013, E.2009/383. Ka-
rara ilişkin haber için bkz.
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=8502 (Erişim tarihi: 16.09.2013). Aynı yönde bkz.
Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi, 20.11.2012, E.2012/300
(http://www.is-tanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=7505, Erişim tarihi:
18.09.2013).
50
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sor. 2013/3688, K.2013/5281.
51
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi’nin Değ. İş. 2013/611. Bu red kararı üzerine kanun
yararına bozma talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvurulmuş olup, bu başvuru he-
nüz sonuçlanmamıştır.