

İdarenin Sosyal Risk Sorumluluğunda İlliyet Bağı Meselesi
156
Bu itibarla, olayın oluş biçimine göre, zararın davalı idarenin ge-
rekli önlemleri almamasından meydana geldiği kabul edilmeyeceğin-
den, zararın idarenin olumlu ve olumsuz eyleminden doğduğu söy-
lenemez. Olayda genel nitelikte önlemlerle yetinilmiş bulunması da
idarenin tazminle yükümlü tutulmasını gerektirmez”
108
.
Danıştay 1948 tarihli bir başka kararında ise genel kolluk faaliyeti-
nin makulün ötesinde az sayıda görevli ile yerine getirilmesini hizmet
kusuru sayarak idareyi tazminata mahkum etmiştir:
“Halk kitlesinin tecavüzüne iki polis memurunun mani olamaya-
cağı bedihi iken gerek hadiseye mani olabilecek kuvvette, mahallinde
bir zabıta ekibinin bulundurulmaması, gerekse, ihtiyaca göre takviye
kuvvetleri hazır bulundurulmaması”ndan dolayı hizmet kusurunun
varlığı tespit edilmiştir”
109
.
Buna rağmen, idarenin söz konusu zararı önleyememesinden do-
layı ve kusursuz sorumluluk hallerinin olağan ölçüleri aşacak surette
genişlemesi karşısında, kitlesel olaylardameydana gelen zararlarda ku-
sursuz sorumluluk esasının uygulanması yerine “kusur karinesi”nin
(
présomption de faute
) uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir
110
. An-
cak bu durumda bile sosyal risk ilkesine getirilebilecek sınırın kuşkulu
olacağı, sorumluluğun esasının açıklanmasını güçleştirebileceği hatta
karışıklıklara neden olabileceği yönünde eleştiriler yapılmaktadır
111
.
Keza söz konusu karinenin idarenin kusurlu olduğunu varsayan bir
karine olduğu düşünülürse, bu durumda idare meydana gelen zarar-
da herhangi bir kusurunun olmadığını ispat edebilirse sorumluktan
kurtulacaktır. Azrak, bu türden bir sonucun toplumsal olaylarda do-
ğan zararların kişilerin omuzlarına yükletilmesi anlamına geleceğini
ve bu sonucun haksız ve adaletsiz olacağını ileri sürmektedir
112
. Gözler
de tam bu görüşe karşılık, toplumsal olaylar ve terör olaylarında mey-
dana gelen zarar ile idarenin fiili arasında nedensellik bağı bulunma-
108
Danıştay On İkinci Dairesi, 16 Ekim 1980 tarih ve 1979/515, K. 1980/3750 Sayılı
EGO Genel Müdürlüğü v. İçişleri Bakanlığı Kararı,
Danıştay Dergisi
, Sayı 42-43, s.
330-332 (Nakleden-Gözler,
İdare Hukuku
, op.cit, s. 1220-1221).
109
Danıştay 8. Dairesi, 5 Haziran 1961, Düvenci, Esas: 1960/5862 Karar: 1961/2149
(Nakleden- Duran, Türkiye İdaresinin Sorumluluğu, op.cit, s. 45).
110
Duran, Türkiye İdaresinin Sorumluluğu, op.cit, s. 40 vd.
111
Azrak, “Toplumsal Muhatara”, op.cit, s. 138-139.
112
Ibid., s. 140.