

TBB Dergisi 2016 (116)
Yasin SEZER / Uğur BULUT
219
eda davası niteliğinde
19
olan belirsiz alacak davasıyla bağdaşmayaca-
ğı açıktır
20
. Tam yargı davalarının ise -uğranılan zararın giderilmesi
amacı dikkate alınarak- özel hukuktaki eda davalarına benzediği ka-
bul edilmektedir
21
. Tamamen idare hukukuna özgü bir dava olan iptal
davasını belirsiz alacak davası açısından incelemek ve karşılaştırmak
mümkün değildir. O hâlde, belirsiz alacak davasının bir tür eda davası
olması ve tam yargı davasının da eda davalarına benzetilmesi dikkate
alınarak, idare hukukunda belirsiz alacak davası benzeri bir uygula-
manın mümkün olup olmadığı açıklanmalıdır.
Tam yargı davaları bakımından aşağıda yapılacak belirlemeler,
mahkeme kararlarına uygun işlem yapılmayan hâllerde
22
, idare aley-
hine açılacak maddî ve manevî tazminat davaları bakımından da ay-
nen uygulanabilir olacaktır (İYUK m. 28/3). Zira zaten tam yargı da-
vaları idare hukukuna özgü isimleriyle tazminat veya duruma göre
istirdat davalarıdır
23
.
İdarî yargıdaki tam yargı davalarının amacı esasen idarece ya-
pılan hak ihlâlinin sonuçlarının giderilmesi ise de, bu davalarda da
özel hukuktaki alacak davaları gibi belirli bir paranın ödenmesi söz
konusudur. Diğer bir deyişle, idare hukukunda nakten tazmin ilkesi
geçerlidir
24
. Bu yüzden, Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenle-
nen
belirsiz alacak davası
ismi idarî yargıda da kullanılabilir. Ancak, bu
tür davaların idarî yargıdaki özel adlandırılmasına paralel bir şekilde
çalışmamızda
belirsiz tam yargı davası
ifadesi tercih edilmiştir.
19
Bu konuda bkz. Pekcanıtez, s. 31 vd.; Pekcanıtez-Atalay-Özekes, s. 444-446; Simil,
s. 94 vd.
20
Simil, s. 423.
21
Gözübüyük/Tan, s. 614; Tan, s. 734, 931; Çağlayan, İdarî Yargılama, s. 467; Candan,
s. 170; Birtek, s. 25; Simil, s. 424; Şahiner/Pinegöz, s. 44; Pınar İbrahim, “İdari Yargı
Kararlarının Uygulaması Aşamasında Karşılaşılan Sorunlar”,
Terazi Hukuk Dergisi
,
2007, S. 16, s. 117.
22
İdarî yargı kararlarının uygulanmasındaki hukukî ve fiilî imkânsızlıklar için bkz.
Pınar, s. 105; Keskin Bayram, “İdarî Yargı Kararlarının Uygulanmasında Hukukî
veya Fiilî İmkânsızlık”,
Terazi Hukuk Dergisi
, 2009, S. 38, s. 45 vd.
23
Gözübüyük/Tan, s. 615; Tan, s. 932; Gözler/Kaplan, s. 839; Çağlayan, İdarî
Yargılama, s. 471; Candan, s. 170; Ergen, s. 408 vd.
24
Çağlayan, İdarî Yargılama, s. 559. Doktrinde, nakten tazminin yetersiz kalabileceği
durumlarda, idareyi belirli bir edimde bulunmaya mahkûm etme gibi diğer tazmin
yöntemlerinin de geliştirilmesi gerektiği de ileri sürülmüştür. Bkz. Güran, s. 159.