

TBB Dergisi 2015 (118)
Ali Tanju SARIGÜL
133
di ceza hukuku normları ile aynı bölüm içerisinde, cezalanın erteleme-
sinden hemen sonra 5. fasılda düzenlendiğini görmekteyiz.
20
Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, StGB’de olduğu gibi,
CMK yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlenmesi,
sistematik açıdan belki de daha isabetli olurdu.
Türk Ceza Mevzuatında 23.1.2008 tarihli 5728 sayılı Kanun deği-
şikliği ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hangi hukuk
dalının kurumu olduğu hususundaki tartışmalar; artık uygulamadan
ziyade öğreti alanına dahil olmuştur.
21
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarihli Kararında da bu
yasa değişikliğine atıf yapılarak;
kurumun kesinleşmiş, infaz edil-
mekte olan ve hukuki yarar bulunmak kaydıyla infaz edilmiş hü-
kümler yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu vurgulanmış,
22
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulama
20
Bkz.
http://www.gesetze-im-internet.de/stgb/(erişim tarihi:24.10.2014)
21
İlgili Kanun düzenlemesi; Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgili ceza
dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehe hükümlerinin derhal
uygulanabileceği hallerde, usule aykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastan
incelenmek, acele işlerden sayılmak ve TCK’nın 7 nci maddesi dikkate alınmak
suretiyle karar verileceğini, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş
ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri-
nin, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak
ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirleneceğini, ancak, hükmün konusu-
nun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanıl-
masını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabileceği-
ni, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesin hükümle sonuçlanmış olan
davalarda lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla, yapılan yargıla-
ma bakımından dava zamanaşımı hükümleri uygulanmayacağını, içermektedir.
22
YCGK. 3.2.2009, 11-250/13. “Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün
hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bıra-
kılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olup, bu
husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346/25 sayılı kararında
da açıkça vurgulanmıştır.
Karma bir niteliği bulunan bu kurumun, maddi ceza hukukuna ilişkin yönü na-
zara alındığında, 5237 sayılı Yasanın 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geç-
mişe yürümesi ilkesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu-
nun önceki hükümlere de uygulanması doğaldır. ... gerek yasal düzenleme, gerek
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Özel Dairelerin yerleşmiş yargısal kararları,
gerekse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hukuki niteliği na-
zara alındığında, bu kurumun kesinleşmiş, infaz edilmekte olan ve hukuki yararı
bulunmak koşuluyla infaz edilmiş hükümler yönünden de uygulanması zorunlu-
dur”.