

İş Güvencesinden Yararlanmanın Koşulları ve Emredicilik
438
ki işçiler bu yasanın kapsamı dışında kalmaktadırlar.
34
Nitekim 4473
sayılı İş Kanununda iş güvencesinin kapsamının belirlenmesinde
on
işçi ölçütü
35
esas alınırken, 4857 sayılı İş Kanunu ile bu ölçüt değiştiri-
lerek
otuz
işçiye çıkarılmıştır. Her ne kadar bu ölçütün Anayasa’ya ay-
kırı olduğu gerekçesi ile dava açılmış ise de Anayasa Mahkemesi iptal
istemini şu gerekçe ile reddetmiştir: “İş güvencesi ölçütleri belirlenir-
ken, her ülke kendi verilerini ve iş hayatı koşullarını göz önüne almak-
tadır...
18. maddeyle getirilen 30 veya daha fazla işçi çalıştırma koşulunun
işveren aleyhine değiştirilmesi durumunda işveren bakımından oluşacak ek
mali külfetlerin kayıt dışı uygulamalara neden olabileceği, ayrıca iş güvencesi
ile oluşabilecek ağır mali yükten küçük işletmelerin uzak tutulması amaçları
gözetildiğinde, dava konusu kuralla getirilen şartlarla işçi ve işveren arasında
kurulan dengede bir ölçüsüzlük bulunmamaktadır.
”
36
Doktrinde Anayasa
Mahkemesinin bu kararı haklı olarak eleştirilmiş ve otuz işçi ölçütü-
nün küçük işyerlerinin özellikleri nedeniyle konulduğu gerekçesinin
geçerliliğini yitirmiş olup 4773 Sayılı İş Kanununda yer alan on işçi öl-
çütü eleştirilirken bunun otuza çıkarılmasının iş güvencesi sistemine
ve yasanın güttüğü amaca ters düştüğü belirtilmiştir.
37
Kanımızca da ne küçük işletmelerin böyle bir yükü kaldıramaya-
caklarına ilişkin gerekçe ne de 158 sayılı ILO sözleşmesinin sınırlı bir
işçi kategorisinin iş güvencesi kapsamı dışında bırakılabileceğine iliş-
kin m. 2/5 hükmü, ondan fazla işçi çalıştıran işyerlerinin kapsam dı-
şında kalması için sağlam bir dayanak olamamaktadır. Zira, iş güven-
cesi kapsamına girme koşulunun otuz veya daha fazla işçi çalıştıran
işyerlerinde çalışan işçiler bakımından söz konusu olması ile birlikte
ülkemizdeki işyerlerinin ortalama %90’ından fazlası ve işçilerinde ya-
rısından fazlası iş güvencesizdir.
38
34
Öner Eyrenci, “4857 Sayılı İş Kanunu ile Getirilen Yeni Düzenlemeler, Genel Bir
Değerlendirme”, İHSGHD, 1, Ocak-Mart 2004, 15-56, s.31; Süzek. s.562.
35
Nitekim doktrinde on işçi ölçütün dahi, ülkemizde 10’dan az işçi çalıştıran iş yer-
lerinin büyük çoğunlukta olması ve bu ölçütünde iş güvencesinin çalışma haya-
tındaki etkisini azaltacağı gibi gerekçeler ile eleştirilmiştir. Bkz. Mustafa Alp, “İş-
çinin Feshe Karşı Korunması (İş Güvencesi Yasası)”,
DEÜHFD
, 2003, S. 1, 1-40, s.
7; Devrim Ulucan, İş Güvencesi, İstanbul 2003, s. 30.
36
AYM, 19.10.2005, E. 2003/66, K. 2005/72, RG 24 Kasım 2007, 26710.
37
Ulucan, s. 30; Süzek, s. 563; Çelik, İş Hukuku, s. 217; Eyrenci, s.33; Sarıbay, s. 59
vd.; Aktay – Arıcı – Kaplan, s. 186-187 ; Mollamahmutoğlu, s. 864-865; Bektaş Kar,
İş Güvencesi ve Uygulama Alanı, Ankara 2009, s.96; Günay, s.182.
38
Süleyman Başterzi, “4857 Sayılı İş Kanununa Göre İş Güvencesi Kurallarının Uy-