

TBB Dergisi 2015 (120)
Koray GÜVEN
499
ye uygun bir kıstas ortaya koyar. ABAD daha sonraki iki kararında –
Lifting (2000) ve Baby-Dry (2001) - dil ile ilgili farklılıkların tüketicinin
anlayışı üzerindeki etkisinin araştırılmasını doğru bulmuştur.
22
Buna
benzer şekilde, bütün bir toplumun değil, reklamın hitap ettiği kitle-
nin ortalamasının alınması gerekir.
23
Söz konusu grubun çocuk ya da
yaşlılar gibi özel olarak korunmaya gereksinimi olan bir grup olması
durumunda da tüketici üzerine düşen bilgi sahibi, dikkatli ve anla-
yışlı olma yükümü de belli ölçüde azaltılacaktır. Buna karşılık, rekla-
mın tüm tüketicilere hitap etmesi durumunda, korunmaya daha fazla
ihtiyaç duyan bu özel grupların korunması söz konusu olmayacaktır.
Bu koruma boşluğu, topluluk hukukunun bilinçli tercihidir. Bir baş-
ka deyişle, söz konusu tüketici kitlesinin ortalamasının altında bilgi
toplamış, dikkatli ve anlayışlı tüketici, korunmaya fazla gereksinimi
olan bir gruba (hasta, yaşlı, çocuk) dahil olduğundan hareketle özel
korumadan yararlanamayacaktır.
24
c. Tüketicinin Yükümleri
Yukarıda açıklandığı gibi rekabet politikasının da bir parçası olan
aldatıcı reklama karşı tüketicinin korunması sorununda, “Gut Sprin-
genheide” kararı ile ABAD, daha önce “Mars (1995)” kararı ile tüketi-
ciye yüklediği yükümü sistematize etmiştir. Buna göre tüketici sahip
olduğu haklara karşılık bazı bilgiler edinmek, dikkatli ve anlayışlı
davranmak gibi birtakım yükümler üstelenmelidir.
25
Bir başka deyiş-
le, Avrupa ortak pazarının dinamik işleyişi içinde, tüketici davranı-
şına ilişkin bazı zorunluluklar getirmektedir.
26
Ölçülülük prensibinin
sınırlarını çizdiği bu resimde, tüketicinin her bir somut duruma göre
yükümünün tam olarak ne olduğu ise Divan’ın içtihatları ile somutlaş-
tırılmaktadır.
27
Ortalama Bilgili Olma:
Gazete okuma, temel okul eğitimi gibi
günlük hayattaki yollarla kazanılan normal bir bilgi düzeyine sahip
olmayı ifade eder. ABAD’ın “Darbo” (2000) kararına göre, çilek reçe-
22
Lettl, s. 454
23
Bozbel, s. 225
24
Lettl, s. 454
25
Annette Nordhausen/Deborah Parry/Geraint Howells/Christian Twigg-
Flesner, The Yearbook of Consumer Law, Ashgate Publishing, 2009 s. 66, Google
Kitaplar’dan ulaşılabilir, (16 Ocak 2015’te erişildi)
26
Lettl, s. 455
27
a.g.e. s. 454