

TBB Dergisi 2015 (121)
R. Murat ÖNOK
175
almış olmasına rağmen düzgün araba kullanamayan kişiyi ise bu kap-
samda görmemek gerekir. Kendisine verilen ehliyet, sürücünün kendi
sürüş kabiliyetine dair sübjektif değerlendirmesi ne olursa olsun; ob-
jektif olarak bu yeterliliği haiz görüldüğünün resmi ispatıdır. Böyle bir
sürücünün eylemini tipik bir haksızlık olarak görmek mümkün olma-
dığı gibi, haksızlık bilincinin (m. 30/4) olduğunu da söylemek olanaklı
gözükmemektedir. Bunun istisnası, yukarıda izah ettiğimiz, zamanla
meydana gelen duyu ve işlev azalması veya kaybı durumudur.
Alkol etkisi bakımından, KTK’nın uygulanmasına dair Yönetmelik-
te idari para cezası tatbiki için öngörülen limit (0,50 promil)
87
(Yönetme-
lik m. 97), TCK m. 179/3’ün uygulanması açısından belirleyici değildir.
88
Yargıtay uygulamasında, alkollü yakalanan sürücünün alkol testinde
çıkan promil oranına göre ayrım yapılmaktadır. Promil oranı 1,00’ün üs-
tündeyse, m. 179/3’teki suçun oluştuğu kabul edilmektedir;
89
güvenli sü-
rüş yeteneğinin kaybedildiğini gösteren, dışa yansıyan bulgular ayrıca
aranmamaktadır. Bu doğrultuda, KTK m. 48/6’ya da, 1,00 promilin üze-
rinde alkollü olan sürücülere TCK m. 179/3’ün uygulanacağına dair hü-
küm eklenmiştir.
90
Mahkûmiyet için alkol oranının tespiti yeterli olacak,
ayrıca hiçbir inceleme (ve bu arada Adli Tıp raporu) gerekmeyecektir.
Belirtelim ki, alkol testi sonucu 1,00 promilin üstünde çıkan sürü-
cünün “emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek” durumda
olduğunun mutlak bir karine olarak kabulünü
91
ceza hukuku ilkeleriy-
le bağdaşmak zor gözükmektedir.
87
Medyada ve hatta Yargıtay kararlarında bu miktar “50 promil” olarak belirtilse
de, aslında doğrusu “0,50” promildir. Bunun anlamı ise 100 cc kanda %0,5 ora-
nında etil alkol bulunmasıdır. ABD ve İngiltere’de bu oran “BAC” (blood alcohol
concentration – kanda alkol yoğunluğu) kısaltmasıyla belirtilmekte ve 0,50 pro-
mil, “0.05 BAC”a tekabül etmektedir.
88
Çınar, Fasikül, s. 11; Çınar, Sempozyum, s. 674; Çakmut, s. 782; Centel, s. 160; Me-
ran, s. 918; Yaşar/Gökcan/Artuç, s. 4966. Aksi yönde Koca, s. 109; Malkoç, s. 1183.
89
Fakat bu oranın motorlu taşıta ilişkin yerleşik içtihatta kabul edildiğine dikkat
edilmelidir. Örneğin, Almanya’da, bisiklet için daha yüksek bir oran (1,6) aran-
maktadır (Çınar, Fasikül, s. 14; Fahl (çev. Çakmut), s. 107).
90
4/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesi.
91
Bu şekilde, içtihat yoluyla, “varsayılan tehlike suçu” (reati di pericolo presunto)
yaratılmıştır. Doktrinde, bu tür tehlike suçuna, soyut ve somut tehlike suçlarının
yanında, üçüncü bir kategori olarak yer verilmektedir (Mantovani, s. 210). Bu tür
suçlarda, belirli bir davranışta mündemiç bir tehlike söz konusu olmasa da, hu-
kuk bunun varlığını kabul eder; bu bakımdan, bu tehlikenin somut olayda var
olmadığını ispat etmek de mümkün olmaz (age, s. 211).