

TBB Dergisi 2016 (122)
Yusuf Ziya POLATER
133
meye çalışılmıştır. Ancak, söz konusu tanım BEHK’daki düzenlemeden
farklı ifadeler taşımamaktadır. CMK’nın 47. maddesine göre devlet sırrı
sayılacak bilgiler; açıklanması, devletin dış ilişkilerine, millî savunma-
sına ve millî güvenliğine zarar verebilecek, anayasal düzeni bozacak
ve devletin dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgilerdir.
CMK’nın 47. maddesinin 2. ve 4. fıkraları özel bir düzenleme-
ye giderek; tanıklık konusu bilgilerin devlet sırrı niteliğini taşıması
hâlinde; tanık sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından zabıt
kâtibi dahi olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha
sonra bu tanık açıklamalarından, sadece yüklenen suçu açıklığa ka-
vuşturabilecek nitelikte olan bilgileri tutanağa kaydettirir. Hafızoğul-
ları/Özen’e göre; savunma ve iddia makamları olmaksızın tanığın bu
şekilde mahkemece dinlenmesi Anayasa’da ve AİHS’de kabul edilen
“Adil Yargılanma Hakkı
”nın ihlali niteliğindedir.
114
Ayrıca Cumhurbaş-
kanın tanıklığı söz konusu olduğunda
“sırrın niteliğini ve mahkemeye
bildirilmesi hususunu kendisi takdir eder”
düzenlenmesi, Anayasamızın
10. maddesine, yani “
eşitlik ilkesine
” aykırılık teşkil etmektedir.
Son olarak CMK’nın “
İçeriği devlet sırrı niteliğindeki belgelerin mahkemece
incelenmesi”
baslığını taşıyan 125/1 maddesi, 47/1’de de geçen “
Bir suç
olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler, devlet sırrı olarak mahkemeye karşı
gizli tutulamaz.”
ilkesini tekrar etmiştir. Bu hükümle kanun koyucu,
yargılamanın tam olarak yapılması ve adaletin sağlanması için mah-
kemeleri devlet sırrı ile alakalı hususlarda istisna tutmuştur. Keza bu
tür bilgi ve belgelerin, devlet adına iş gören kamu görevlilerinin takdi-
riyle yargıdan kaçırılmasını engellemek, böylece yeri, unvanı, rütbesi
ne olursa olsun, kamu görevi yapan kimselerin, devlet gücünün arka-
sına sığınarak, suç işlemelerinin önüne geçmek amaçlanmıştır.
115
C. Devlet Memurları Kanunu
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, memurların bilgi ve bel-
ge vermesini önleyici birtakım düzenlemeler bulunduğu görülmekte-
dir. Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi memuriyete giriş şar-
larını belirtirken “
devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü
bulunmamak
” koşulu sayılmıştır. Söz konusu suç memuriyet görevini
114
Hafızoğulları/Özen, s. 28.
115
Hafızoğulları/Özen, s. 26.