

TBB Dergisi 2016 (122)
Ezgi AYGÜN EŞİTLİ
207
B. Kararın ya da Hükmün Hukuka Aykırı Olması
Kanun yararına bozma yoluna başvurabilmek için kararın ya da
hükmün hukuka aykırı olması gerekmektedir.
CMK’nun 309. maddesinde her ne kadar karar veya hükmün “hu-
kuka aykırı” olması gerektiğinden bahsedilmişse de nelerin “huku-
ka aykırılık” teşkil ettiği ifade olunmamıştır. Kanunun 309. maddesi
bu şekliyle bir “gönderme (atıf) normu”
28
niteliğindedir. Gönderme,
CMK’nun temyiz nedenlerini düzenleyen 288. maddesine yapılmak-
tadır.
CMK’nun “temyiz nedenleri” ni düzenleyen 288/2. maddesi ge-
reği; “bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanma-
sı hukuka aykırılıktır”. CMUK’nun “temyiz sebebi” başlığını taşıyan
307. maddesi de benzer bir düzenleme içermektedir.
29
CMK, md. 289
(CMUK, md. 308)’ de ifade olunan hallerde ise hukuka kesin aykırılık
olduğu varsayılmaktadır.
O halde kesinleşen kararlardaki her hukuka aykırılık değil, hük-
me etkili olan ve temyiz nedeni olabilecek olan hukuka aykırılıklar, bu
olağanüstü kanun yolunda bozma nedeni olarak ileri sürülebilecektir.
Kanun, bu yolla giderilmesi mümkün olan hukuka aykırılıkların,
Ceza Mahkemesi ya da Ceza Hâkiminin verdiği karar veya hükümler-
deki hukuka aykırılıklar olduğunu ifade etmektedir.
Ceza Mahkemesinin verdiği hüküm çeşitleri, CMK’ nun 223.
maddesinde ifade olunmuştur. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı,
mahkûmiyet ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi hükümleri, dava-
nın esasını doğrudan doğruya çözen hükümlerdir.
Davanın reddi ve düşmesi hükümleri ise esası dolaylı olarak çö-
zen, bir başka deyişle o uyuşmazlığın çözülemeyecek bir uyuşmazlık
olduğunu ifade eden hüküm (son karar) çeşitleridir.
Kanun yolu bakımından hüküm sayılan görev yönünden yetkisiz-
lik kararı ise yalnızca kanun yolu bakımından bu nitelik tanınmış oldu-
ğundan uyuşmazlığın esasını doğrudan ya da dolaylı olarak çözmez.
28
Zeki Hafızoğulları, Ceza Normu, Ankara 1996, s. 286.
29
CMUK, md. 307/2; “Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik
edilmesi kanuna muhalefettir”.