

TBB Dergisi 2016 (122)
Ezgi AYGÜN EŞİTLİ
227
gerekçeyi içermemesi,
69
hükümde sabit kabul edilen olaya ve uygula-
maya yer verilmemesi, ön ödeme işlemi yapılmaksızın ya da hâkimin
reddi istemi karara bağlanmaksızın hüküm kurulması gibi haller
70
de
davanın esasını çözen bir hükmün, esası çözmeyen yönüne ilişkin hu-
kuka aykırılıklara örnek teşkil etmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da açıklanma-
makla birlikte bir mahkûmiyet hükmünün kurulmasını gerekli kıldı-
ğından mahkûmiyete ilişkin hükmün davanın esasını çözmeyen yönü
olarak kabul edilmelidir. Öte yandan hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararının kendisi objektif koşulları bakımından kanun
yararına bozmaya konu olabilirse de
71
72
henüz açıklanmamış, dolayı-
sıyla da kesinleşmemiş olduğundan hükümdeki hukuka aykırılıklar
bu yolla denetlenemez.
73
69
CGK., 29.1.2013 T., 2012/14-1324 E., 2013/27 K.
70
Kuyucu, s. 173.
71
Bkz., aynı yönde düşünce, Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, s. 856.
72
Biz, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmekle birlikte ko-
şulları bakımından kanun yararına bozmaya konu olabileceği düşüncesindeyiz.
Öte yandan CGK., 23.3.2010 T., 2010/2-29 E., 2010/56 K. sayılı kararında özetle;
“sanık hakkında zararın tazmin edilmemesi gerekçesine dayalı olarak hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına yönelik kararda,
takdir hakkının hatalı kullanıldığının olağan yasa yolu olan temyiz başvurusun-
da ileri sürülmesi olanaklı ise de, kabul edip etmemenin mahkemenin takdirine
bağlı bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp
uygulanmayacağına yönelik yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağa-
nüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir.
Bu itibarla haklı nedene dayanmayan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine
karar verilmelidir” şeklinde aksi yönde görüş bildirmiştir. Kararda çoğunluk gö-
rüşüne katılmayan kurul başkanı ve bir kısım üyeler ise; “Yargıtay Ceza Genel
Kurulu’nun 14.07.2009 gün ve 163-202 sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere,
gerek koşullan oluştuğu halde, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaması, ge-
rekse koşullardan bir veya bir kaçının oluşmadığından bahisle verilen, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı ile hükmün açıklanmasının
geri bırakılması kararındaki, hukuka aykırılıkların, objektif koşullar yönünden
hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle, yasa yararına
bozma konusu yapılabileceği yönünde bir kuşku bulunmamaktadır” görüşüyle
karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay 4. CD. 19.9.2013 T., 2013/14249 E., 2013/22957 K. sayılı kararında ben-
zer olarak; “Objektif koşulların oluşmasına karşın koşullu bir düşme nedeni olan
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tartışılmamasına yönelik
mahkeme uygulamasının yerinde veya yeterli olup olmadığı hususunun temyiz
incelemesinde değerlendirilebilecekken, takdire müteallik konuların inceleme
dışı bırakıldığı, olağanüstü kanun yolu niteliğindeki kanun yararına bozma yo-
luyla denetlenemeyeceği gözetilmelidir” şeklinde görüş bildirmiştir.
73
“Uyuşmazlık esas itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının