

Tasarrufun İptali Davalarının Kamu İcra Hukuku ve Genel İcra Hukuku Çerçevesinde Özel...
454
gösteren haciz tutanağı, geçici aciz belgesi niteliğindedir ve alacak-
lıya tasarrufun iptali davası açabilme imkânı sağlar. Bu durumda,
haciz sırasında, borçlunun borcuna yetmeyecek miktarda malı tespit
edilmiş ise, düzenlenen haciz tutanağının geçici aciz belgesi olarak
kabul edilmesi gerekir.
79
6183 sayılı Kanunda, İİK’ya benzer şekilde, iptale tabi tasarrufların
neler olduğu ayrıca düzenlenmiştir. Ancak 6183 sayılı Kanun’un “İptal
davasının açılması” başlıklı 24. maddesinde, iptal davasının açılabil-
mesi için aciz belgesinin varlığı şartı aranmamıştır. Öğretide de, 6183
sayılı Kanun’a göre açılacak olan tasarrufun iptali davalarında, aciz
belgesinin kanunun aradığı bir şart olmadığı için aranmaması gerek-
tiği görüşü hâkimdir.
80
Diğer yandan alacağın elde edilmesinde devlet
ve onu oluşturan bireylerin kanun önünde eşit olmaları gerektiğinden
ve devletin alacağını temin etmesi konusunda zaten daha güçlü olma-
sından ötürü, bu konuda devlete ayrıcalık tanınmaması gerektiği de
savunulmuştur.
81
Ayrıca kamu icra hukukuna göre açılan tasarrufun
iptali davalarında, aciz belgesinin gerekli olup olmadığı konusunda
ikili bir ayrıma gidilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 27, 28 ve 29. madde-
lerine göre açılacak olan tasarrufun iptali davaları için ilgili madde-
lerdeki esasa ilişkin şartların yanında kesinleşmiş ve aynı zamanda
ödenmemiş bir amme alacağının varlığı ile kesinleşmiş bir icra takibi-
nin yeterli olması gerektiği, ancak 6183 sayılı Kanun’un 30. maddesine
göre açılacak olan iptal davalarında ise amme alacağının alınamaması
durumunun en azından net olarak tespit edilmesi gerektiği savunul-
muştur.
82
Zira 6183 sayılı Kanun’un 30. maddesi; “Borçlunun malı bu-
lunmadığı veya borca yetmediği takdirde” şeklinde başlar, bu tespit
ise ancak fiili haciz sırasında ya da haczedilmiş malların satışından
sonra anlaşılabilir.
83
79
Savaş, s. 121.
80
Güneren, s. 1230; Öncü, s. 80; Toktaş, M.: Kamu Alacağının Korunmasında Tasar-
rufun İptali Davaları Peçeleme ve Muvazaalı İşlemler. Ankara 2009, s. 67; Akşener,
H. S.: İcra ve İflas Hukukunda Tasarrufun İptali Davaları, İstanbul 2007, s. 479;
Uyar, T. / Uyar, A. / Uyar, C.: İcra ve İflas Hukukunda Tasarrufun İptali Davaları,
Ankara 2008, s. 841; Karakoç, Kamu İcra Hukukunda Tasarrufun İptali Davası, s.
387.
81
Şimşek, E.: Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanun Şerhi, İstanbul 1996, s. 210,
211.
82
Arslaner, s. 392 vd.
83
Arslaner, s. 392.