

Tasarrufun İptali Davalarının Kamu İcra Hukuku ve Genel İcra Hukuku Çerçevesinde Özel...
460
değildir. Açılan tasarrufun iptali davasında, borçlu ile işlem yapan
üçüncü kişilere, borçlu ile alacaklı arasındaki alacağın gerçek olma-
dığına yönelik olarak itiraz etme olanağını sunma yoluyla kendilerini
savunma imkânlarının verilmesi gerekir. Aksi halde, takip alacaklısı
ile anlaşılarak veya muvazaalı bir alacak oluşturularak icra takibine
itiraz etmeyen veya borçlu olmadığına ilişkin kanunun kendine tanı-
dığı dava imkânlarını kullanmayan borçlunun bu davranışı karşısın-
da borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratıl-
ması söz konusu olabilir.
100
Nitekim öğretideki ağırlıktaki görüş de bu
yöndedir.
101
Davalı üçüncü kişinin, davacı alacaklının alacağının gerçek olma-
dığına yönelik yapmış olduğu itiraz ön sorun şeklinde değerlendiril-
mesi gereken taraf sıfatına yönelik bir itirazdır. Mahkemenin yapması
gereken, öncelikle bu ön sorun hakkında bir karar vermek olmalıdır.
Yargı kararlarında ve öğretide bu husus özel dava şartı şeklinde in-
celenmekte ve anlaşılmaktadır.
102
Ancak kanaatimize göre gerçek bir
alacağın mevcudiyeti taraf sıfatına yönelik bir itiraz mahiyetindedir.
Ön sorun, bir davada esasa ilişkin inceleme yapılabilmesi veya esasa
ilişkin incelemeye devam edilebilmesi ve davada talep sonucu hak-
kında karar verilebilmesi için öncelikle çözümlenmesi gereken sorun-
dur.
103
Ön sorunlar, esas dava üzerine aşılanmış küçük davalar veya
ihtilafçıklar ya da davacıklar olarak nitelendirilir.
104
Ön sorunlar; ilk
itirazlar, dava şartları, hâkimin reddi gibi usule ilişkin olabileceği gibi,
esasa ilişkin de olabilir. Ön sorunların incelenebilmesi için taraflar-
sının dinlenebilirlik şartlarından birisi de tasarrufta bulunan kişinin borçlu du-
rumda olması, başka bir deyişle alacaklıya karşı gerçek bir borcun varlığıdır. Eğer
gerçek bir borç yoksa dolayısıyla alacakta söz konusu olmayacağından iptal dava-
sının dinlenmesi mümkün olmaz.” Yarg. HGK, 26.02.1997, 1996/15-890, 1997/127
(Kazancı İçtihat Programı).
100
Yarg. HGK, 19.6.2002, 2002/15-495, 2002/528 (Kazancı İçtihat Programı).
101
Güneren, s. 379; Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku (Cilt IV). İstanbul 1997, s. 3507;
Kuru, İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, s. 1213; Üstündağ, S.: İflas Hukuku, İstanbul
2007, s. 298.
102
Bkz; Uyar/Uyar/Uyar, İcra ve İflas Hukukunda Tasarrufun İptali Davaları, s. 841,
Güneren, s. 374 vd.
103
Yarg. (2). HD., 10.12.2003, 15274/16572,
Legal Hukuk Dergisi
, 2004/13, s. 115. Karslı,
Medeni Muhakeme Hukuku, s. 717 vd., Aşık, İ.: Medeni Usul Hukukunda Bekletici
Sorun. Ankara 2012, s. 42; Pekcanıtez/Atalay /Özekes, Medenî Usûl Hukuku, s. 507.
104
Postacıoğlu, İ.: Medeni Usul Hukuku Dersleri (2 b.). İstanbul 1962, s. 361; Aşık, s.
42.