

Düzenleyici İşlemin Konusunun Gayrımeşru Olması
194
sıyla Danıştay’da bir dava açılmasına da gerek ve olanak bulunmayan
bir düzenleyici işleme dayalı bireysel işlem yapılmışsa bu işlemin ilk
derece idari yargı mercilerinde incelenmesi söz konusu olabilecektir.
69
Danıştay 7. Dairesi, yukarıda geliştirdiği içtihada benzer bir uy-
gulamaya sonraki yıllarda da gitmiş ve dayanak işlemin mahkeme
kararı ile ortadan kaldırıldığı ve dolayısıyla madden hukuk aleminde
mevcut bulunmadığı bir durumda; madden olmayan bir işleme dayalı
olarak tesis edilen müteakip idari işlemlerin iptal edilmesi gerektiği-
ne hükmetmiştir. Anlaşılacağı üzere mahkeme tarafından iptal edilen
bir işlem artık madden de hukuken de yok niteliğindedir. Madden ve
hukuken yok niteliğinde olan işleme dayalı bireysel işlemin ise iptal
edilmesi gerekir.
70
Ancak Danıştay 7. Dairesinin, maddi yokluk durumunda davanın
“incelenmeksizin reddedilmesi” gerektiğine ilişkin içtihadı bir başka
Danıştay Dairesi tarafından benimsenmemiş ve incelenen uyuşmaz-
lıkta işlemin “incelenmeksizin reddi” yerine iptaline karar verilmiştir.
Söz konusu uyuşmazlıkta; “Dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile,
.... kararnamenin 2 nci maddesinin ( b ) bendinin ( ii ) alt bendine pa-
rantez içinde ( yatırım indirimi dahil ) ibaresinin eklendiği, Bakanlar
69
Öte yandan; kişisel idari işlemlerin, 2577 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin 4’üncü
fıkrası delaletiyle Danıştay’da doğrudan açılacak bir davaya konu edilebilmesi
için, birlikte davaya konu edildikleri işlemin düzenleyici nitelikte olması gerekir.
Açıklandığı üzere, davalı idarenin 2000/43 sayılı Genelgesi bu nitelikte olmadı-
ğından; davanın, ek tahakkukun düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun red-
dinden sonra yapılan itiraz başvurusunun da reddine dair işlemin iptali talebiyle
açılan kısmının, vergi mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Danıştay 7.
Dairesi 2001/337 Esas., 2002/3092 Karar sayılı İlamı.
70
Danıştay 7. Dairesi 2007/695 Esas., 2007/4612 Karar. sayılı İlamı. Olayda, para
cezası kararlarına süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine ödeme emri düzen-
lediği anlaşılmakta ise de, ödeme emri içeriği cezaları konu edinen kararın alın-
dığı tarih itibarıyla, dayanağı olan ek gümrük ve katma değer vergilerinin iptal
edilmiş olduğu açıktır. İptal edilen ek tahakkuk tutarı üzerinden hesaplanan para
cezasına ilişkin olup, düzenlendiği tarih itibarıyla varlık koşulu bulunmayan, her
türlü etkiden yoksun para cezası kararı, hak ya da yükümlülük doğurmak sure-
tiyle bağlayıcı nitelik kazanamayacağı gibi, bu kararın bir başka işleme hukuki
dayanak oluşturması da mümkün değildir. Bu bakımdan, para cezalarının tahsili
amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dayandığı ceza kararı yok hükmünde oldu-
ğundan, ödeme emrinde belirtilen borcun bulunmadığı kuşkusuzdur. Bu bakım-
dan, para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dayandığı ceza
kararı yok hükmünde olduğundan, ödeme emrinde belirtilen borcun bulunmadı-
ğı kuşkusuzdur. Açıklanan nedenle; temyiz isteminin reddine, 8.11.2007 gününde
oybirliği ile karar verildi.