

TBB Dergisi 2016 (126)
Mustafa Yaşar DEMİRCİOĞLU
201
tal davası şeklinde görülmesi
gerektiği konusunda bir içtihat birliği
oluşmuş durumdadır. Buradan hareketle makale konusu Yönetmelik
hükmü çerçevesinde düşünüldüğünde;
meşruiyet zemini ve hukuki
geçerliliği bulunmayan, hukuki dayanağı olmayan, açıkça üst hukuk
normlarına aykırı, gayrimeşru bir konuda düzenleme getirip meşru
olmayan fiillere imkan tanıyan y
önetmelik hükmü yok hükmündedir
ve iptal edilmeye mahkum bir düzenleyici işlem niteliğindedir.
“Yokluk” ve “yok hükmünde olma” kavramları 1970’li yıllardan
bu yana Anayasa mahkemesi tarafından da tartışılan bir konudur.
Anayasa Mahkemesi yakın tarihli vermiş olduğu bir kararında yok-
luk kavramının hangi hallerde söz konusu olabileceğini açıkça ortaya
koymuş ve daha çok “maddi yokluk” hallerinde bir yokluktan bahse-
dilebileceğinin altını çizmiştir. Anayasa Mahkemesine göre;
“Yokluk, bir normun var olmadığının ifadesidir. Bir normun varlığı ise o
normun yürürlüğe girmesi ve uygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. “Var-
lık”, “yürürlük”
ve
“uygulanma”
kavramları
birbirinden farklı olup “varlık”,
bir normun hukuk âleminde vücut bulmasını ve geçerlik kazanmasını ifade et-
mektedir. Hukuk
âleminde geçerlik kazanması ise
hukukun öngördüğü usul
ve esaslar çerçevesinde çıkarılması anlamını taşımaktadır. Bununla birlikte bir
normun hukuka aykırı olması, mutlak olarak o normun yokluğu sonucunu do-
ğurmamaktadır. Yokluk sonucunun ortaya çıkabilmesi için söz konusu hukuka
aykırılığın, o normun hukuk âleminde hiçbir zaman varlık kazanamamasına
yol açacak ağırlıkta ve açıklıkta olması gerekir
. Bir kanunun yokluğundan
söz edilebilmesi ise yasama organının bu yönde bir iradesinin ol-
maması ya da anayasal düzende yasama organına verilmeyen bir
yetkinin fonksiyon gaspı suretiyle kullanılması gibi hukuk âleminde
hiçbir zaman varlık kazanamayacak olan durumlarda mümkündür.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarını
yerine getiren yasama, yürütme ve yargı organlarından birinin, diğerinin ye-
rine geçmesi sonucunu doğuracak şekilde karar almaları
“fonksiyon gaspına”
yol açacağından,
yasama organının, yasama fonksiyonu kapsamında
yer almayan hususlarda “kanun” adı altında yapacağı düzenlemele-
rin hukuk âleminde varlık kazanabilmesi mümkün olmayacaktır.
Be-
lirtilen haller dışında kalan, kanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya
uygunluk denetimi kapsamında incelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya
aykırılığının saptanması ise ilgili kanun veya kanun hükümlerinin yokluğunu
değil, iptalini gerekli kılar.”
82
82
Anayasa Mahkemesi Kararı, 2014/57 Esas, 2014/81 Karar sayılı İlamı.