

TBB Dergisi 2016 (127)
Özgür OĞUZ / Özge DOĞAN
313
Temyiz mahkemelerce verilen kesinleşmemiş son kararların huku-
ka uygunluk bakımından Yargıtay tarafından incelenerek, kararın bo-
zulmasını, onanmasını ya da düzeltilerek onanmasını sağlayan olağan
kanun yoludur.
57
İş mahkemelerinin verildiği anda kesin olan kararları
ve İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesine göre değeri 1000 TL’yi
geçmeyen davalar için kanun yoluna başvurulamaz. Verilen ara karar-
lar için ise ancak son kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesine göre karar yüze karşı
verilmişse tefhimden itibaren, karar tarafların yokluğunda verilmişse
tebliğden itibaren 8 gün içinde kanun yoluna başvurulabilir. Tarafların
kararı temyiz edecekleri sürenin tefhimden itibaren başlaması uygu-
lamada bazı sorunlara neden olmaktadır. Kararın gerekçesi tefhimde
belirtilmediği için taraflar temyiz sebeplerini gösterememektedir. Bu
nedenle de kanunda değişiklik yapılarak temyiz süresinin tebliğden
itibaren başlatılması uygun olacaktır. Usulüne uygun tefhim edilme-
yen kararlar için temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı ka-
bul edilir. Bu durumda gerekçesiz olarak sadece hüküm sonucunun
açıklandığı kararlarda sürenin tebliğden itibaren başlayacağını kabul
etmek yerinde olur.
58
İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15. maddesinin yaptığı atıf nedeniy-
le bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri
Kanunu uygulanacaktır. İş Mahkemeleri Kanunu ise katılma yoluyla
temyizi düzenlememiştir. Bu halde, tartışmalı bir konu olsa da Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun temyize ilişkin hükümlerini bura-
da da uygulamak ve temyiz dilekçesine cevap verecek tarafın süresi
içinde vereceği cevap dilekçesinde temyiz sebeplerini ileri sürerek ka-
tılma yoluyla temyizin iş mahkemesi kararlarına karşı da mümkün
olduğunu söylemek gerekir.
59
57
B. Kuru, (2015). a.g.e. s. 528.
58
Yarg. 21. HD. 1996/173 E. 1996/158 K. ve 25.11.1996 tarihli kararı: “Yerel mah-
keme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine
karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde bu yön üzerinde
özellikle durulmalıdır. Hükmün tefhiminin HUMK’un 489. maddesinin yollama-
da bulunduğu aynı kanunun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapıl-
madığından yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edile-
mez. Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından
mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulmasına ve
HUMK’un 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz
itirazlarının incelenmesi gerekir.”
59
Yarg. HGK. 2015/2546 E. 2015/2301 K. ve 30.06.2015 tarihli kararı: “Her ne ka-