

331
TBB Dergisi 2017 (128)
Barış BAHÇECİ
ğünü yok etmesi veya ağır şekilde kısıtlaması halinde ahlaka aykı-
rı kabul edildiği dikkat çekmektedir.
60
Konumuzla ilgisi nedeniyle
Sungurbey’in genel kredi sözleşmelerinde yer verilen kurallarla, ban-
kalara faiz oranlarını tek taraflı artırma yetkisi hakkındaki görüşlerini
burada özellikle zikretmek gerekmektedir. Yazara göre bu hükümler,
bankaya tek yanlı olarak, diledikleri kadar artırma yetkisi vererek,
banka müşterisi sanayici ve tüccarın iktisadi varlığının yok olması
tehlikesi yaratacak biçimde mutlak surette bankaların keyfine bağlı
tutmakta, tüccar ve sanayicileri bankaların vesayetine sokmakta ve
iktisadi faaliyet hürriyetinin kullanılmasını felce uğratan bir nitelik
taşımaktadır. Bu hükümler, BK md 19 ve 20 gereğince hem kişilik hak-
larına hem de ahlaka aykırı olduğundan batıldır.
61
Eren daha dar bir çerçevede, sözleşmenin taraflarından birinin
hukuki veya fiili tekel durumunda bulunması halinde, güçlü ve üstün
durumunu kullanarak edimler arasında büyük oransızlığa sebep ol-
masının gabin dışında bir olgu sayılarak ahlaka aykırı olarak nitelen-
dirilmesi gerektiği görüşündedir.
62
Kocayusufaşaoğlu, ise “Türk hu-
kukunda banka kredi sözleşmelerinde bankalara sözleşmede yer alan
faiz oranlarını sonradan herhangi bir sınıra bağlı olmaksızın tek taraf-
lı olarak istedikleri kadar artırma” yetkilerinin tanınmasının ahlaka
aykırı olduğu BK md 19 ve 20 gereğince hükümsüz sayılması gerek-
tiğini belirtmektedir.
63
Ancak Eren’den farklı olarak ahlaka aykırılık
sonucuna varmak için taraflardan birinin tekel olması şartını arama-
makta, herhangi bir tarzda gerçekleşebilecek fiili üstünlükle, iş hayatı-
nın gerekleri ile bağdaşmayacak ve karşılıklı edimler arasında ağır bir
60
İsmet Sungurbey/ Selim Kaneti, Medeni Hukuk Sorunları, 3. Cilt, İÜHF Yay. İs-
tanbul 1976, s. 179
61
Sungurbey/Kaneti, s. 186-187 İsmet Sungurbey, Türkiye’de Bankaların İç Yüzü,
Çorlu Devrim Gazetesi yay, Çorlu 1994, s. 46-50
62
Eren, s. 326
63
Kocayusufpaşaoğlu, s. 561. Kuntalp (s.101), bankaların tek taraflı faiz belirleme
yetkisinin ahlaka aykırı olmadığı iddiasını gerekçelendirmeye çalışırken, 5464 sa-
yılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 25. maddesi ile (faizi de içeren)
sözleşme değişikliklerinin düzenlendiğin, sözleşmede değişiklik yapma yetkisi
ahlaka aykırı olsaydı böyle bir yetkinin bu kanunda da düzenlenmemiş olmasının
gerekeceği savunmuştur. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere kredi kartları belirli
dönem sonlarında hesap kesimi yapılan, belirsiz süreli bir ilişki niteliği taşır. Belir-
siz süreli sözleşmelerde, üstelik izleyen dönemde ilişkiye devam mecburiyeti de
bulunmazken, bu faiz artırımının hukuka aykırı hiçbir yönü yoktur.