

152
(Marksist Kuram Açısından) Kapitalist Düzende İdare Hukuku ve Kuramın Görüşlerinin ...
itici nedenler bazı özel işçi gruplarını da etkilemektedir. Birçok kentte,
büyük sanayi kolları, hükümetin iradesine göre hareket etmektedir;
metalürji ve gemi yapım merkezleri, emperyalizme, önemli ölçüde
bağımlıdır”. Lenin, Hobson’un, eski imparatorlukların gücünü eko-
nomik asalaklık ile ordunun bağımlı haklardan meydan getirilmesi-
nin zayıflattığını, bunlardan birincisinin ekonomik asalaklık geleneği
olduğunu, egemen devletin bununla, kendi yöneten sınıfını zengin-
leştirmek ve sakin dursunlar diye alt sınıflarına rüşvet vermek için
eyaletlerini, sömürgelerini ve bağımlı ülkeleri sömürdüğü görüşünü
taşıdığını naklederek böylesi bir rüşvetin ister şeklen ister ekonomik
bakımdan olanaklı olması için, yüksek kârların, daha açık bir deyiş-
le, yüksek tekel kârlarının gerekli olduğunu ifade etmektedir. Lenin,
Hobson’un, ordunun bağımlı haklardan meydan getirilmesi bakımın-
dan İngiltere’nin çok ileri gittiğini, Hindistan’da kazanılan savaşların
çoğunun yerliler tarafından oluşturulan askeri birlikler tarafından ka-
zanıldığını, Mısır ve Hindistan’da pek çok sürekli ordunun İngilizlerin
komutası altına verildiğini, Güney Afrika dışında Afrika kıtasındaki
bütün savaşların İngiltere adına yerliler tarafından kazanıldığı görü-
şünü de nakletmektedir.
82
Lenin, Hilferding’in, ulusların bağımsızlık hareketinin, Avrupa
sermayesini, en değerli ve en umut veren sömürü alanlarında tehdit
ettiği ve Avrupa sermayesinin ancak askeri güçlerini durmaksızın ar-
tırmak yoluyla egemenliğini koruyabildiği görüşünün oldukça isabetli
olduğunu belirtmektedir.
83
Lenin, Avrupalı güçlerin sömürgelerinin, 1876 yılında olduğu gibi
Afrika kıtasının onda-birisini geçmediği sıralarda, sömürge siyaseti-
nin de tekelciliğin dışında ve bir çeşit “ilk işgal” hakkının çerçevesin-
de gelişebildiğini, ama 1900 yılında Afrika’nın onda-dokuzunun ele
geçirildiği ve dünyanın paylaşılması gerçekleştiği zaman, kaçınılmaz
olarak bir sömürge tekeli çağının açıldığını, bunun sonucu olarak da
dünyanın bölüşülmesi ve yeniden bölüşülmesi yolunda son derece
şiddetli bir savaşımın başladığı görüşünü savunmaktadır.
84
82
Lenin, s. 109-110.
83
Lenin, s. 130.
84
Lenin, s. 133.