

187
TBB Dergisi 2017 (131)
Müzeyyen EROĞLU DURKAL
mazsa belirli bir rahatlık ve huzur duygusu yaratır. Görüldüğü gibi
para manevi zararların tamamını tamir edemese de, büyük bir kısmını
tatmin eder, edemediği manevi zararları da BK m. 49’da düzenlenen
mahkeme hükmünün ilanı, özür dileme gibi hallerle de telafi edebilir.
Manevi zararların giderilmesinde para, mükemmel bir tazmin şekli
olmamakla birlikte kullanılabilecek en iyi araçtır.
12
Nitekim manevi
tazminatın bir tatmin vasıtası olduğu şeklindeki görüşe daha önce de
örneklerini verdiğimiz üzere Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danış-
tay kararlarında da rastlamak mümkündür.
13
Yargıtay, manevi tazminat adı ile hak sahiplerine verilecek bir
miktar paranın aslında mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşı-
lanmasını amaç edinmediğinden gerçek anlamda bir tazminat olma-
dığını, davacının menfaati düşünülmeden sorumlu olana hukukun
ihlâlinden dolayı yapılan bir kötülük olmadığından da ceza sayılama-
yacağını, zarara uğrayanda bir huzur hissi, bir tatmin duygusu doğur-
mak suretiyle ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazmi-
nata benzer bir fonksiyonunun olduğunu kabul etmektedir.
14
12
Ahmet Kılıçoğlu, s. 21; Haluk Tandoğan, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı So-
rumluluk Hukuku, Ankara, 1981, s. 330- 331; Nisim Franko, Şeref ve Haysiyete
Tecavüzden Doğan Manevi Zararların Tazmini, Ankara, 1973, s. 123; Kocayusuf-
paşaoğlu, s. 146; “Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşa-
mın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi
olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu
vermek…” Yargıtay HGK, 23.06.2004, E: 2004/13- 291, K: 2004/370, Sinerji Mev-
zuat ve İçtihat Programları.
13
“Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yöne-
lik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yolları-
nın bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlen-
mesini zorunlu hale getirmektedir. Olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu
itibariyle manevi zarara karşılık mahkemece takdir edilecek manevi tazminatın
manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda,
fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde
saptanması zorunlu bulunmaktadır.” Danıştay 10.D., 20.04.1989, E: 1988/1042, K:
1989/857, Akip Açıklamalı Kanun- İçtihat Programı; Danıştay 10.D., 12.07.1995,
E: 1994/7359, K: 1995/3559, Nakleden: Yakup Bal - Yahya Şahin - Mustafa Ka-
rabulut
,
Danıştay 10.Dairesinin Tazminat Davalarına İlişkin Seçilmiş Kararları,
Seçkin Yayınevi, Ankara, 2003, s. 29- 37; Danıştay 13.D., 26.09.2005, E: 2005/1819,
K: 2005/4728, Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları; Yargıtay
4.HD,18.03.2002,
E: 2001/12042, K: 2002/3179; Yargıtay
11.HD, 30.11.2004, E: 2004/2521, K:
2004/11741; Yargıtay 11. HD, 23.12.2004, E: 2004/3541, K: 2004/12797 (Akip Açık-
lamalı Kanun- İçtihat Programı).
14
Yargıtay İBGK, 22.06.1966, E: 1966/7, K: 1966/7, (RG: 27.07.1966, Sayı: 12360)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, C: 5, Hukuk, s. 338; Yargıtay HGK,