

200
Tam Yargı Davalarında Manevi Tazminat
hükmedilecek miktara, idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğidir. Bu
durumda Mahkeme kararının hükmedilen manevi tazminata yasal faiz uygu-
lanması isteminin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir”.
47
Kararda Danıştay manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesinin
zorunluluğu karşısında aynen maddi tazminatta olduğu gibi para de-
ğerindeki düşüşler karşısında manevi tazminata da faiz yürütülmesi
gerektiğini ifade etmiştir. Söz konusu kararın azlık oyunda ise;
“Bir
maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat
faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibariyle karşılanması
gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değe-
rinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik ola-
rak hükmedilmektedir. Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para
ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının
idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de
kayba uğrayacağı aşikârdır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana ge-
len somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olum-
suzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para
olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni
cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla
ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın
önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması
nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceğinden kararın manevi taz-
minata faiz uygulanması gerektiği yolundaki kısmına katılmıyorum.”
deni-
lerek Danıştay’ın uzun yıllardan beri sürdürdüğü uygulama yönünde
görüş bildirilmiştir.
AYİM kurulduğu tarihten 1975 yılına kadar Danıştay içtihatlarının
etkisi altında kalarak manevi tazminata faiz yürütülmesi taleplerini
reddetmiştir. Bu tarihten sonra ise, içtihat değiştirerek, olay tarihinden
itibaren başlamak üzere faize hükmetmeye başlamış ve bu içtihadını
da 1994 yılına kadar sürdürmüştür.
48
Daha sonra bu içtihadından vaz-
47
Danıştay 10.D., 21.01.2004, E: 2002/6052, K: 2004/472, Meşe İçtihat ve Mevzuat
Bankası
CD.si; Danıştay 6.D., 19.03.2004, E: 2004/359, K: 2004/1691, Sinerji Mev-
zuat ve İçtihat Programları.
48
“…hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 9 Kasım 1990 tarihin-
den ödeme tarihine kadar % 30 yasal faiz yürütülmesine” AYİM 2.D., 10.11.1993,
E: 1992/277, K: 1993/672 (Erişim)
http://www.msb.gov.tr/ayim/Ayim_karar_detay.asp?IDNO=2709&ctg=000002000030000001000036, 21.02.2008; AYİM 2.D.,