

132
Kurgudan Gerçekliğe Uzanan Bir Tartışma Alanı: Susma Hakkının İdare Hukukunda ...
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağı yolun-
daki, Anayasa’nın 38. maddesinin 5. fıkrasının mutlak düzenlemesi-
dir. Bu itibarla, idarî aşamada susma hakkından yararlanan açısından
uygulanacak her türlü cezaî yaptırım veya zorlayıcı idarî bir yaptırım
Anayasa duvarına çarpacaktır. Dolayısıyla çalışmamızda örnek gös-
terdiğimiz üzere, bu aşamada idareye bilgi ve belge sunulmamasının
suç olarak kabulü, susma hakkını ihlâl etmekte ve Anayasa’ya aykırı-
lık taşımaktadır. Kanaatimizce, idare karşısında susma hakkının kul-
lanılması zorlayıcı olmayan idarî tedbirlerle veya idarî yaptırımlarla
karşılanmalıdır. İfade etmek gerekir ki susma hakkının idarî yargılama
aşaması öncesinde uygulanabilirliğinin kabulünde, idarenin yapmak-
la görevli ve yetkili kılındığı faaliyetlerini gereği gibi yapamayacağı
endişeleri haklı olarak doğacaktır. Örneğin kişinin, kendisi aleyhine
açılacak bir ceza davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, idare-
nin rutin bir denetim faaliyetinde susma hakkına sahip olduğu ileri
sürebilecektir ki bu yaklaşım idarî faaliyetin yolunu tıkayacaktır. Bu
durumun hakkın kötüye kullanılması yolunu açması ve haksız bir
hukukî korumanın oluşmasına neden olması muhtemeldir. Burada
kamu yararı ile bireysel yarar arasında bir tercihin yapılması imkânı
idare açısından kolay görünmemektedir. Nitekim konu İHAM açısın-
dan da karışıktır, Strazburg Mahkemesi Jalloh davasında kamu yara-
rı kriterine de susma hakkı yorumunda yer verirken, O’Halloran ve
Francis davasında bu kriteri nazara almamıştır.
41
Diğer taraftan bilgi
ve belge ibraz etme talebine riayet edilmemesinin, bu talebin dayana-
ğını oluşturan konuda idarenin işlem tesis etmesini engellemeyeceği
de açıktır. Nitekim uygulamada susma hakkına konu olan olaylarda
idarenin, ilgilisinden talep edeceği bilgi ve belgeleri, diğer yöntemlere
başvurarak elde edebilmesi mümkündür. Çünkü bilgi ve belge sunul-
masının önem taşıdığı idarenin birtakım denetim faaliyetlerinde, özel-
likle bilgi ve belgenin inceleme esasasının olduğu ekonomik düzene
ilişkin kolluk denetimlerinde, teknolojinin gelişmesiyle tüm işlemlerin
elektronik ortamda kayıt altına alındığı sabittir. Yine İHAM kararla-
41
Bu yaklaşımın eleştirisi için bkz. Croquet, a.g.m., s.y. Jalloh kararının değerlen-
dirilmesi için bkz. Jan C. Schuhr, “Kusturucu Madde Kullanmak İnsanlık Dışı ve
Aşağılayıcı Bir Muameledir”, Çev. Alexandra Deniz Üner, Ceza Muhakemesi Hu-
kukunda Delil ve İspat, Karşılaştırmalı Güncel Ceza Hukuku Serisi 15, Seçkin,
Ankara 2014, s.161-169.