

137
TBB Dergisi 2018 (134)
Mutlu KAĞITCIOĞLU
delil göstermeye zorlanamayacağı hükmü emredicidir. Vergi mükelle-
finin kendi ve yakınları aleyhine bir beyanda bulunmaya zorlanama-
masının ya da bir defter veya belge sunmamasının dayanağını Ana-
yasa oluşturmaktadır. Nitekim ABD Anayasası’nın 5. değişikliğinde,
hiç kimsenin, herhangi bir ceza davasında kendi aleyhinde tanıklık
yapmaya zorlanmayacağı kabul edilmiştir. Yani ABD Anayasası’nda
kendini suçlamama hakkı beyan delilleriyle sınırlandırılmıştır.
51
An-
cak 1982 Anayasası’nda bu konuda bir muafiyet veya istisna yoktur,
kendisi aleyhinde bilgi ve belge vermenin yani delil göstermenin, ken-
dini suçlamama hakkını kapsadığı Anayasa’da zikredilmiştir. Önceki
başlıkta belirttiğimiz gibi İHAM genel olarak, idarenin denetim süreç-
leriyle ilgili yetkisinin kullanılmasına ilişkin tartışmaya girmemekte
ve kendini suçlamaya zorlama kapsamına belgeleri almamakta, ancak
bu süreçte bilgi ve belge vermeyerek susma hakkını kullanan kişinin
zorlama ve ceza tehdidi altında olup olmamasını değerlendirmektedir.
Üstelik ikinci AYM kararına ilişkin karşı oy gerekçesinde belirtildiği
üzere, mevzuata göre tutması gereken defterleri hiç tutmayan kişi için
hapis cezası öngörülmezken iyi-kötü defter tutan, tasdik ettiren, fakat
inceleme sırasında göstermeyen/gösteremeyen kişiye üst sınırı üç yıla
varan ağırlıkta bir ceza öngörülmektedir. Dolayısıyla Anayasa’ya göre
delil niteliğindeki belgeler susma hakkının korumasına dâhildir.
52
Bu
itibarla da VUK madde 359’un iptale konu edilen düzenlemelerle ben-
zer olan mevcut düzenlemesinin
53
Anayasa’ya aykırı olduğu ve susma
51
Ayrıntılı bilgi için bkz. İtişgen, a.g.e., s.19 vd.
52
Bir görüşe göre, her şeyi kayıt sistemine bağlı vergi hukukunun özelliği nedeniyle
ibraz mecburiyeti olmalıdır. Ancak bu mecburiyetin ihlâli hapis cezası gerektiren
suç fiili olma dışına çıkartılarak, kabahatler hukukunun konusu haline getirilmeli-
dir, Doğan Şenyüz, “Susma Hakkı Karşısında Vergi Usul Kanunundaki Defter ve
Belgeleri Gizleme (Kaçakçılık) Suçu”,
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Der-
gisi
, C. 15, S. 1, 2013, s.38. Bir diğer görüşe göre; ”Mükellefin kendisinden istenen
defter ve belgeleri ibraz etmemesi durumunda kanaatimce, sadece idarî yaptırı-
ma muhatap olması, hapis cezasına muhatap tutulmaması gerekmektedir. Ancak
AİHM’in ulaşmış olduğu, para cezasına bile çarptırılacak olması halinde kişinin
susma hakkının bulunduğu görüşü de, isabetli değildir.”, Ümit Süleyman Üstün,
“Susma Hakkı Çerçevesinde Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçu
”, Gazi Üni-
versitesi Hukuk Fakültesi Dergisi,
C. 15, S. 3, 2011, s.387.
53
2008 tarihli değişiklik ile bugün yürürlükte olan VUK’un 359. maddesinin (a) ben-
dinin 2 numaralı alt bendine göre;
“a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecbu-
riyeti bulunan; (...)
(2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı iti-