

TBB Dergisi 2011 (97)
Ersan ŞEN
275
Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün varlığından bahse-
debilmek için, örgütün hangi suçları işlemek amacıyla kurulduğu
tespit edilmelidir. Suç sayılmayan ancak hukuka aykırılık taşıyan
fiilleri gerçekleştirmek için kurulmuş olsa da, amacı ceza kanunla-
rında suç olarak tanımlanan fiilleri işlemek olmayan bir örgütlen-
me TCKm.220 kapsamında değerlendirilemez. Örneğin, 14.04.2011
tarihinde 6222 sayılı Kanunun 11. maddesinin yürürlüğe girmesi
ile birlikte şike ve teşvik primi verme fiilleri suç olarak tanımlan-
mıştır. Bu tarihten önce gerçekleştirilen şike ve teşvik primi verme
fiilleri, belki disiplin hukuku ve özel hukuk anlamında hukuka ay-
kırı sayılabilirdi, fakat
“suçta ve cezada kanunilik”
prensibi gereğin-
ce suç olarak nitelendirilemez. Bu sebeple, 14.04.2011 tarihinden
önce şike ve teşvik primi fiillerini gerçekleştirmek amacıyla gerekli
araç ve gerece sahip en az üç kişinin hiyerarşik bir ilişki çerçeve-
sinde anlaşmaları ve hukuka aykırı bu fiilleri gerçekleştirmeleri
durumunda, diğer tüm unsurlar mevcut olmasına rağmen amaç
suç bulunmaması sebebiyle somut olayda TCK m.220’nin unsurla-
rının oluştuğundan bahsedilemez. Hukuka aykırı fiil işlemek için
birleşmiş olsa da, ifa ettiği fiiller suç teşkil etmeyen bir topluluk,
suç işlemek için kurulan bir suç örgütü olarak nitelendirilmez.
Uygulamada, bu hususlar dikkate alınmaksızın özel yetkili savcılık-
lar tarafından soruşturmalar yürütülmekte, davalar açılmakta ve ya-
pılan yargılama sonucunda veya temyiz aşamasında, somut olayda
cebir veya tehdit ile işlenen suç veya suç işlemek için kurulmuş bir
örgütün bulunmadığından bahisle görevsizlik kararları verilmekte-
dir. Özel yetkili savcılıklar ve mahkemelerce yürütülen soruşturma
ve kovuşturmaların özel usuller çerçevesinde yürütüldüğünden,
şüpheli ve sanık haklarının daha fazla kısıtlandığını, işaret ettiğimiz
hatalı uygulamanın hukuka aykırı olduğunu belirtmek isteriz.
Özel yetkili savcılıklar ve ağır ceza mahkemeleri yalnızca CMK
m.250/1’de gösterilen suçların soruşturma ve kovuşturmasını
yapabilir. Bunun dışında suçlarla ilgili soruşturma ve kovuştur-
maları özel yetkili ağır ceza mahkemesi ve savcılığı kapsamında
soruşturulup kovuşturulması mümkün değildir. Görevli olmayan
hakim veya mahkemenin karar ve tasarruflarının akıbeti, CMK
m.7’ye göre belirlenmelidir. Bu maddeye göre,
“Yenilenmesi müm-