

TBB Dergisi 2011 (97)
Ersan ŞEN
277
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarında, tutuklama tedbiri-
nin ön şartı olan
“suç şüphesi”
için
“makul şüphe”
ölçütünü aramak-
tadır
3
. CMK m.100/3’de gösterilen katalogda yer alan suçlar dahil
olmak üzere, ceza türü ve miktarı bakımından CMK m.100/4’e
göre tutuklama tedbiri uygulanma yasağı bulunan tüm suçlarla il-
gili sadece kuvvetli suç şüphesi varlığından bahisle tutuklama ka-
rarı verilemez. Suçun işlendiğine dair şüphenin yanında mutlaka
şüpheli ve sanığın adaletten kaçacağına veya delilleri karartacağı-
na dair şüpheyi destekleyen somut olguların varlığı durumunda
tutuklama tedbirine başvurulabilmelidir. Ancak tüm bu şartların
birlikte gerçekleşmesi halinde bile, CMK m.109 ve 110’da düzenle-
nen adli kontrol tedbirinin tutuklama tedbiri yerine uygulanması
öncelikle gözetilmelidir. Çünkü CMK m.101/1’e göre, adli kontrol
uygulamasının yetersiz kalacağına dair somut hukuki ve fiili ne-
denler gösterilmedikçe tutuklama tedbirine başvurulamaz. Belirt-
meliyiz ki, CMK m.109’a göre uygulanacak adli kontrol tedbirleri
türlerindeki azlık ve yetersizlik nedeniyle somut olarak delilleri
karartma ihtimalinin varlığı halinde, tutuklama tedbiri yerine adli
kontrolün uygulanmasında zorluk vardır. Bunun aşılabilmesi için,
elektronik kelepçe ve evde gözetim altına alma türünde yeni ted-
birlerin CMK m.109’a eklenmesi suretiyle delil karartmanın önü-
ne geçilmesi sağlanabilir. Ayrıca, adli kontrol tedbirinin etkin bi-
çimde uygulanmasını engellediğinden, CMK m.109/1’de yer alan
“üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suç”
ibaresi
kaldırılmalıdır.
CMK m.100/3’de gösterilen suçlara dahil olmayan bir suçun şüp-
heli sayısının çok olduğu soruşturmalarda, dosya örgüt kapsamı-
na dahil edilerek yargılama özel yetkili mahkeme veya savcılıklar-
da devam ettirilip, savunma hakkı ihlal edilmektedir. Türk Ceza
Hukuku’nun bütünü bakımından suç örgütü kurma ve yönetme
ile örgüte üye olma ve bilerek ve isteyerek yardım etme suçları-
nın bağımsız bir suç tipi değil, ya Türk Ceza Kanunu’nun Genel
/01, 19.09.2006; Mehmet Yavuz-Türkiye, Başvuru No: 47043/99, 24.07.2007; Geti-
ren-Türkiye, Başvuru No:10301/03, 22.07.2008; Fırat-Türkiye Başvuru No:37291/04,
30.06.2009; Cahit Demirel-Türkiye, Başvuru No: 18621/03, 07.10.2009.
3 Bkz. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, W.-İsviçre, Başvuru No:14379/88,
26.01.1993.