

TBB Dergisi 2012 (99)
Faruk Y. TURİNAY
201
netmelik vardır; fakat bir kural türü olarak anayasa bir tanedir. Diğer
yandan, bu kuramda, üçlü bir farklılaşma olduğu, normu uygulayan
organın onu koyan organdan ayrıldığı, hem yapım sürecinde hem uy-
gulama esnasında denetleyen organın ilk ikisinden farklı olduğu söy-
lenebilir. İşte, bu üç özelliğin ortaya çıkardığı ilişkiye ‘üretim ilişkisi’
denmektedir
106
. Yasa anayasa tarafından, tüzük yasa tarafından yara-
tılır.
“Bu bakımdan normların özellikleri geçerlilik ve uygunluk yönünden
irdelenir. Diğer bir normun geçerlilik koşullarını belirleyen norm, ötekine
göre hiyerarşik olarak üst konumdadır. Bu da ‘temel norm’dur. Böylece bi-
rinci düzey norm (anayasa), ikinci düzey normların (kanunlar) ve üçüncü
düzeydeki normların geçerlilik koşullarını belirtir; bu ilişki aşağıya doğru
sürer gider.”
107
Anayasanın aşkın yönü, geçerlilik, uygunluk, normlar
hiyerarşisinin diğer ilkeleri sayesinde belirginleşmektedir.
Geçerlilik şartlarının üretim şartlarından farklı olmadığı ileri sürü-
lür
108
. Bir görüşe göre, kademelenme ilkesi, bir düzenin bütün norm-
larının yapılanmasını mümkün kılar; düzenin her normu bakımından
şartlarının tanımlanabilmesiyle onu teşkil eden normlar zincirini kur-
mak mümkün olabilir. Uygunluğun geçerlilikten farklı olduğu, bir nor-
mun geçerliliğinin üretimini düzenleyen şartlara saygıdan kaynaklan-
dığı, diğer bir tabirle normun doğuşu ve yürürlüğe konma aşamalarına
ilişkin olduğu, uygunluk sorunun ortaya çıkabilmesi için geçerlilik so-
rununun önceden çözülmesinin zorunlu olduğu, sadece geçerli bir nor-
mun ‘uygun olup olmama’ tartışmasının yapılabileceği savunulmak-
tadır
109
.
“Bu söylenenler ışığında en üstte yer alan (temel norm varsayımı)
anayasanın otoritesi, anayasaya saygı ile mümkündür. Bu da anayasallık ilke-
sinin güvencelenmesini gerekli kılar. Bu amaçla anayasaya üstünlük, Anayasa
Mahkemesince sağlanır.”
110
Anayasanın üstün norm oluşu bir bakıma, bir
kabuldür; deyim yerindeyse, kanıksanmış bir aksiyomdur. Kant’ın aş-
kın (
transcendental
) sıfatının, pozitivist bir bakış açısının meyvesi olan
normlar hiyerarşisinin en tepesindeki anayasa kaidesi için uygun dü-
şen bir yakıştırma olması ilginç olsa da, isabetli görünmektedir.
106
L. Favoreu - P. Gaia - R. Ghevontian - J.L. Mestre - A. Roux - O. Pfersmann – G.
Scoffoni, Droit Constitutionnel, 4e éd., 2001, s.58, aktarma: Kaboğlu, op.cit., s.43
107
Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, loc.cit.
108
L. Favoreu - P. Gaia - R. Ghevontian - J.L. Mestre - A. Roux - O. Pfersmann – G.
Scoffoni, Droit Constitutionnel, 4e éd., 2001, s.58, aktarma: Kaboğlu, op.cit., s.43
109
Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, loc.cit. s.43
110
Kaboğlu, loc.cit.