

Hekimin Hastayı Aydınlatma Yükümlülüğünden Kaynaklanan Taziminat Sorumluluğu
60
Yargıtay 15. HD. estetik ameliyatlar, diş protezleri, saç ekimi
gibi durumlardaki tıbbî müdahaleleri eser sözleşmesi kapsamın-
da değerlendirdiğinden hekimin aydınlatma yükümlülüğünü de
yüklenicinin(hekim) özen borcu içerisinde yerine getirmesi gerektiğini
belirtmiştir.
50
muhtemel komplikasyonları hakkında bilgi verip vermediği, riskleri anlatıp anlatmadığı,
özetle aydınlatılmış rıza alınıp alınmadığı konusunda bir inceleme yapılmamıştır. Davalı
doktor, davacının şikayeti üzerine Onur Kurulunda verdiği 23.9.2005 tarihli ifadesinde
davacıya yapılacak işlemin ayrıntılarını anlattığını, dolgu malzemesinin doğal bir madde
olduğunu söylediğini, ancak her maddenin alerji yapma riski bulunduğunu, nadir de olsa
bir komplikasyon oluşursa tedavi edilebileceğini anlattığını, ancak bu hususları kayıt altı-
na almadığını, o zamanlar onama belgesi alınmadığını bildirmiştir. Davalı, davacıyı mü-
dahalenin komplikasyonları konusunda aydınlattığını yazılı belge ile ispat edemediği gibi
beyanında geçen komplikasyon oluştuğu halde tedavisinin de mümkün olmadığı anlaşıl-
maktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalı doktorun, davacıyı aydınlatma
borcunu yerine getirip getirmediği tartışılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu
hüküm kurulamaz. O halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak varsa
taraf delillerini topladıktan sonra davalının aydınlatılmış onam alma yükümlüğünü yeri-
ne getirip getirmediği, giderek kusuru bulunup bulunmadığı yönünde, inceleme yapılmak
üzere dosyanın tomar halinde üniversitelerden seçilecek konusunda uzman bilirkişilere
teslimi ile taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim
edilmesinin istenmesi, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir-
ken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya
aykırı olup bozmayı gerektirir”
demiştir
.
50
15. HD. 4800/5945 sayılı kararının metni şöyledir: “
Diş tedavisinde, hasta ile doktoru
arasındaki hukukî ilişki vekâlet sözleşmesi (BK’nın 386 vs.); diş protezinde ise eser sözleş-
mesi (BK’nın 355 vd) dir.
Diş tedavisinde, doktorun yükümlülüğü, tıp dünyasında kabul edilen yöntemi uygula-
yarak, hastasını tedavi etmektir. Dolayısıyla, vekâlet sözleşmesinde, sonucun taahhüdü
yoktur. Başka bir anlatımla tüm tedaviye rağmen hasta iyileşmese dahi, doktor yükümlü-
lüğünü yerine getirmiş olur ve ücrete hak kazanır.
Oysa, eser sözleşmesinde, doktor (yüklenici) belli bir sonucu (eser) taahhüt etmektedir.
Sonuç gerçekleşirse, yani hastanın kullanabileceği amaca uygun bir protez gerçekleşirse
yüklenici sayılan doktor, borcunu ifa etmiş sayılır ve ücrete hak kazanır.
Somut olayda, davacı hasta (iş sahibi), davalı doktorun yaptığı protezi kullanamamış ve
iddiaya göre birtakım rahatsızlıklar meydana gelmiştir. Bu husus doğru ise, davalı, söz-
leşmenin amacına uygun bir sonucu gerçekleştirememiştir. Başka bir anlatımla, davalının
yaptığı protez, kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı sayılır (BK m.360/1)
Protez işinin yapımı sırasında, hastadan kaynaklanan bir durum, özellikle diş eti hasta-
lığının varlığı anlaşılırsa ve bu hastalık proteze engel ise öncelikle doktorun bu durumu
hastasına bildirmesi ve hastanın kabulü hâlinde de önce diş eti tedavisi yapması gerekirdi.
Bu bildirimin doktor tarafından yapılıp yapılmadığı ve hastadaki mevcut hastalığın o hali
ile proteze uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Doktor, ancak bu bildirimden sonra
sorumluluktan kurtulur (BK.md.357/son).
O halde mahkemece yapılması gereken iş; Üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesinden se-