

TBB Dergisi 2012 (102)
Mustafa ÜNLÜTEPE
189
Doktrinde ileri sürülmekte olan bir görüş
67
kanuni faiz oranının
üzerinde bir faiz oranının belirlenmesi halinde, bu faizin sözleşmesel
faiz niteliği kazandığını ve buna ilişkin hükümlere tabi olduğunu be-
nimsemektedir. Kanaatimizce, temerrüt faizi oranının, kanunda tayin
edilmiş bulunan faiz oranından daha yüksek oranda kararlaştırılması,
temerrüt faizine sözleşmesel faiz niteliği kazandıramaz. Nitekim yu-
karıda ifade edilmiş olduğu üzere, temerrüt faizi, kaynağını kanundan
alır ve taraflarca kararlaştırılmasa da talep edilebilir. Kanundan daha
yüksek bir faiz oranı kararlaştırılması, onun bu niteliğini değiştiremez.
Bu nedenle anapara faizini düzenleme altına alan TMK m. 875/1, b. 3
hükmünün, öngördüğü sınırlamaya tabi olmadan işlemiş olan temer-
rüt faizi ipoteğin sağlamış olduğu teminattan faydalanır
68
.
Yargıtay, vermiş olduğu kararları ile ipoteğin tapu kütüğünde fa-
izsiz olduğuna ilişkin kayıt düşülmüş olması halinde de temerrüdün
gerçekleşmesi ile alacaklının temerrüt faizi talebinin, ipoteğin sağla-
mış olduğu teminattan faydalanacağını kabul etmektedir
69
.
Hakkı, s. 150; Kuntalp, İpotek, s. 32; Ayan, s. 155; Akipek, Akıntürk, s. 758; Altop,
s. 17; Ertaş, s. 837; Sarı, s. 973; Günel, s. 257; Şener, s. 213; Altay, Eskiocak, s. 30, 94.
67 Oğuzman, Seliçi, Oktay-Özdemir, s. 758, dn. 180; Sarı, s. 973, 975.
68 Altay, Eskiocak, talep edilebilecek döneme ilişkin olarak, gecikme faizi bakımın-
dan kanun tarafından bir sınırlama öngörülmediğini; ancak temenniye değer
hukuk açısından, takip veya iflastan önceki sözleşme faizi ile birlikte gecikme
faizinin de 3 yıllık süre ile sınırlandırılmasını daha adil ve rasyonel olacağını be-
lirtmektedir. Altay, Eskiocak, s. 93.
69
“… Davacı banka ile borçlu arasında düzenlenen borçlanma sözleşmesinin 17. madde-
sine göre taşınmaz üzerinde 171. 449. 400. - TL’lık ipotek tesis edilmiştir. İpotekli borç
miktarı 171. 449. 400. - TL. olarak kabul edildiğinden taraflar arasındaki ilişki sonucu
daha fazla borç doğmuş ve bu husus sözleşme ile yüklenilmiş olsa bile gayrimenkulun
sorumlu olduğu miktar kararlaştırılan miktardır. İpotek kesin borç ipoteği olup faizsiz
olduğu kararlaştırılmış olsa bile borçlu temerrüde düşürülmüşse alacaklı faiz isteyebilir.
MK’nun 766-a maddesine uygun olarak kurulmuş bir ipotek olmadığından davacının ya-
bancı para alacağının tamamından ipotekli taşınmazın sorumlu tutulması mümkün değil-
dir. Bu durumda mahkemece borçlunun temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırıla-
rak, temerrüde düşürülmüşse 171. 449. 400. - TL. alacağın satış tarihine kadar işleyecek
faiziyle birlikte davacı bankaya ayrılmasına, aksi halde davanın reddine karar verilmesi
gerekirken…”
Yargıtay 19. HD, E. 1997/7887, K. 1997/10322, T. 4. 12. 1997; Altay,
Eskiocak, s. 359-360;
“… Takip dayanağı ipotek, 1 yıl süreyle faizsiz olarak tesis edilmiş
ise de bu kayıt, vade tarihine kadar ana para için faiz istenemeyeceğini göstermekte olup,
temerrüdün oluşması halinde temerrüt faiz istenmesine engel teşkil etmemektedir. İpotek
akit tablosunda borcun ifa edileceği gün tayin edilmiş ise, sözü edilen tarihten itibaren,
aksi halde borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren alacaklı faiz talep edebi-
lir. Mercice alacaklıların itirazın kaldırılması isteminin bu doğrultuda değerlendirilerek
oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken…”
Yargıtay 12. HD, E. 2002/8420, K.
2002/9545, T. 6. 5. 2002; Altay, Eskiocak, s. 364.