

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde 3. Kişinin (Alıcı) Hak ve Sorumlulukları
304
değildir. Devralan yeni alacaklı (davacı üçüncü kişi) temlik işlemini ve ken-
disinin yeni alacaklı sıfatını ispat etmiş olsa bile borçlunun (arsa sahibi) ona
karşı bir takım itiraz ve def’ ilerde bulunma imkânı vardır. Gerçekten Borçlar
Kanunu’nun 167. maddesi hükmüne göre borçlu temlike vakıf olduğu zaman
temlik edene karşı (yüklenici karşı) haiz olduğu defi’leri temellük edene karşı
(davacıya karşı) dahi dermeyan edebilir. Buna göre temliki öğrenen borçlu,
temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri süre-
bilecekse aynı defiler yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri
sürebilir hale gelir. Somut olayda yüklenicinin edimini yerine getirmediği,
bundan dolayı da davalılar arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım
sözleşmesinin geriye etkili feshedildiği sabittir. Yüklenicinin arsa payı devri
karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayanılarak isteyebileceği hakkı olmadı-
ğından şahsi hakkını davacı üçüncü kişiye temlik etmesi de ona bir hak sağla-
maz.”
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 14. 02. 2008 gün, 2008/192 Esas
ve 2008/1692 sayılı kararı)
23
“Kural olarak borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fa-
kat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı bekle-
meden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına
nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki alacağın
temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin,
arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçla-
nan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın kısmen ve tamamen yükle-
niciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün daha inşaat aşamasında
üçüncü kişilere bağımsız bölüm satılarak veya satış vaadinde bulunularak
karşılanması mümkündür. Aslında arsa sahibinin Borçlar Kanunu’nun 364.
maddesi uyarınca kural olarak eserin tesliminde devri gereken arsa payını in-
şaat aşamasında yükleniciye devretmesi yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere
temlik ederek finans sağlanması arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandır-
masıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki alacaklı ile onun
devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapı-
labilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı
bir akittir. BK. 163. maddesi hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik eden ile
temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki alacağın temli-
kinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel
23
Yargıtay Kararları Dergisi Cilt:35, Sayı:8 Yıl:2009 sh: 1547–1548