

Mükellefe İadesi Gereken Vergilerde Faiz Uygulanması
202
iadede kanunî faiz ödenmesine karar verilmiştir. Danıştay’ın 7. Dairesi
de bir kararında, aynı gerekçelerle mükellefe iade edilecek vergilerde
kanunî faiz uygulanmasına hükmetmiştir
115
.
Danıştay 7. Dairesi daha sonra verdiği kararlarında da hep faizin
tazminat niteliğinde olduğuna, hukuk devletinde zararın tazminatla
karşılanabilmesi için açık kanun hükmüne gerek bulunmadığına vur-
gu yapmıştır. Aksi durumun, Anayasanın 125. maddesinde ifadesini
bulan idarenin kendi fiil ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yü-
kümlü olduğu kuralına aykırılık oluşturacağı da kararlarda belirtil-
mektedir. Ayrıca idarenin hukuka aykırı fiil ve işlemlerinin hizmet ku-
suru teşkil edeceği ve doğan zararların kusurlu sorumluluk esaslarına
göre tazmin edilmesinin Danıştay’ın istikrarlı içtihatlarından olduğu
da hükümlerde yer almaktadır. Danıştay’ın 7. Dairesi bir kararında
bütün bu hususları tekrar ettikten sonra, devletin gecikme faizi aldığı
durumlarda söz konusu olan zararın aynen mükellefler için de geçerli
olduğu, dolayısıyla hukuka aykırı olarak tahsil edilen vergilerin mü-
kellefe iadesinde de anayasanın eşitlik ve adalet ilkeleri uyarınca gecik-
me faizi oranında faiz uygulanması gerektiğine hükmetmiştir: “
Gecik-
me faizinin ilgili dönemlerde miktarını belirleyen zarar, hukuka aykırı olarak
yapılan vergi tahsilatlarında, aynen mükellef için de söz konusudur. O halde;
hukuka aykırı olarak tahsil edilen vergiler dolayısıyla vergi idareleri tarafın-
cağına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir
”. Dş.4.D. 24.11.2005 gün
ve E. 2005/963, K. 2005/2261,
http://www.danistay.gov.tr.
115
“
Yargı, idare edilenlerin, kamu idaresinin idari nitelikteki eylem ve işlemlerinden doğan
zararlarını, herhangi bir açık yasa hükmüne ihtiyaç duymaksızın, kusurlu veya kusursuz
sorumluluk ilkelerine göre, giderme olanağına sahiptir. İdarenin hukuka aykırı işlem ve
eylemlerinin hizmet kusuru oluşturacağı ve bu işlem ve eylemlerden doğan zararların,
idare tarafından, kusurlu sorumluluk esaslarına göre tazmin edileceği, Danıştayın öteden
beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır…. Hizmet kusuru oluşturacak hukuka
aykırı vergilendirme işlemlerinden vergi mükellefleri için doğan zararların, işlemi yapan
vergi idaresi tarafından karşılanması, açıklanan anayasal kuralın ve Hukuk Devleti İlkesi-
nin gereğidir. Olayda; davacının ihtirazi kaydı, davalı idarece, kabul edilmeyerek yapılan
tahakkukun Kanuna aykırılığının açık olması karşısında, Gümrük İdaresince bu şekilde
gerçekleştirilen hukuka aykırılık, yukarıda açıklandığı üzere bir hizmet kusurudur. Dola-
yısıyla; davalı İdarenin, hukuka aykırı vergilendirme ve tahsil işlemleriyle davacıya ver-
miş olduğu maddi zararı karşılaması zorunludur. Bu bakımdan; mahkeme kararının, yasal
faiz isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasında da hukuki isabet görülmemiştir
”. Dş.7.D.
30.06.2005 gün ve E. 2001/4650, K. 2005/1507,
http://www.danistay.gov.tr.
İ
lk derece mahkemelerinin de kanunî faiz ödenmesine yönelik kararları bulunmak-
tadır. Örneğin, Hatay 1. Vergi Mahkemesi, 23.03.2010 gün ve E. 2009/1079, K.
2010/328, Hatay 1. Vergi Mahkemesi, 23.03.2010 gün ve E. 2009/743, K. 2010/327,
Kararlar yayımlanmamıştır.