

Adi ve Resmi Senette Sahtelik İddiasının Hukuk Davalarına ve İcra Takiplerine Etkisi
158
yakın olduğu bir tarihte, resmi makamı da taraf göstererek ayrı bir
sahtelik davası açar ve bu davanın bekletici sorun yapılmasını ister-
se, bu davranışı dürüstlük kuralıyla bağdaştırmak mümkün değildir
(HMK.m.29). Asıl davaya bakan mahkemenin dürüstlük kuralına ay-
kırı bu gibi talepleri dikkate alma mecburiyeti yoktur. Kaldı ki, usûl
ekonomisi ilkesi de davalının bu talebinin kabulüne engel teşkil eder.
Asıl davaya bakan mahkeme anılan durumlarda sahtelik iddiasında
bulunan tarafın süresinden sonra açtığı davayı bekletici sorun yap-
maksızın dava dosyasına mübrez resmi senede dayanarak kararını ve-
rebilecektir. Dolayısıyla, sahtelik davasının Kanunda öngörülen kesin
süre geçtikten sonra açılmasının yaptırımı, asıl davaya bakan mahke-
menin sahtelik davasını bekletici sorun yapma zorunluluğunun orta-
dan kalkmasından ibarettir.
Hukuk mahkemesinde veya ceza mahkemesinde görülen sahte-
lik davasının bekletici sorun yapıldığı hallerde, o davalarda verilecek
kararın şekli anlamda kesinleşmesinin beklenip beklenmeyeceği akla
gelebilecek bir diğer sorudur.
19
Bilindiği gibi, bekletici sorun yapma
kararı nitelik itibariyle bir ara karardır ve mahkemeler kural olarak
ara kararlarından geri dönebilirler. O yüzden, asıl davaya bakan mah-
kemenin de sahtelik (veya ceza mahkemesindeki sahtecilik) davasını
bekletici sorun yaptıktan sonra, bu kararından her zaman rücu etmesi
mümkündür. Bu durumda, asıl davaya bakan mahkeme sahtelik in-
celemesi yapamayacak ve sahte olduğu iddia edilen resmi senedi esas
alarak kararını verecektir. Ancak, asıl davaya bakan mahkemenin bu
hareket tarzının bazı sorunlar doğurması ihtimal dâhilindedir. Bilhas-
sa asıl davaya bakan mahkeme bekletici sorun yaptığı davada verilen
kararın kesinleşmesini beklemeden hükmünü tesis eder ve bilahare
senedin sahte olduğu ortaya çıkarsa, asıl davada sahte resmi senede
dayanarak karar vermiş olacaktır. Bu durumda ise, hukuk mahkeme-
sinin ve ceza mahkemesinin verdikleri kararlar birbiriyle çelişecektir.
O itibarla, sahtelik iddiasının ciddi bulunduğu ve bu nedenle, hukuk
veya ceza mahkemesinde görülen sahtelik davasının bekletici sorun
yapılmasına karar verildiği hallerde, kural olarak o davada verilecek
hükmün kesinleşmesinin beklenmesi daha isabetli olacaktır.
19
Yargıtay 1086 sayılı HUMK zamanında ceza davasının sonucunun bekleneceğine
hükmetmiştir (12. HD 07.07.2011 2010/33387 K. 2011/14787, Uyar, İcra Takibinin
Teminatsız Durdurulması, s. 500).