

Adi ve Resmi Senette Sahtelik İddiasının Hukuk Davalarına ve İcra Takiplerine Etkisi
162
melerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurul-
masına da karar veremez. Sadece İİK.nun 169/a-2. maddesi uyarınca itirazın
esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına
karar verebilir
” şeklinde görüş bildirmektedir. Bu karardan da anlaşı-
lacağı üzere, icra mahkemeleri borca (örneğin senette tahrifat) veya
imzaya itiraz (örneğin sahte imza atılması) teşkil eden sahtelik iddia-
larını bizzat inceleyerek karara bağlayabileceklerdir. Bir diğer ifadeyle,
Yargıtay’ın yeni tarihli kararlarında isabetli biçimde, icra mahkeme-
lerinin sahtelik iddialarını inceleme yetkilerinin genel mahkemelere
nazaran kısıtlı olmadığını benimsediği anlaşılmaktadır. Bununla bir-
likte, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin genel mahkemelerde (hukuk ve
ceza mahkemeleri) görülen sahtelik davalarının bekletici sorun yapı-
lıp yapılmayacağı konusunda ise eski içtihatlarından tamamen farklı
yönde bir görüş benimsediği tespit edilmektedir. Zira Yargıtay önceki
tarihli içtihatlarında icra mahkemelerinin dar yetkili oldukları için
genel mahkemelerdeki sahtelik incelemesinin sonucunu beklemeleri
gerektiği yönünde görüş bildirirken, yeni içtihatlarında “
borca veya
imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı ola-
rak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamaya-
cağı”
yönünde görüş bildirmektedir.
24
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yukarıda zikrettiğimiz yeni tarihli
kararlarına katılamıyoruz. Bu bağlamda, öncelikle belirtmek gerekir
24
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu yöndeki bir diğer kararı ise şu şekildedir :
“… İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra Ve İflas Kanunu’nda
düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin
hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda
kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenme-
si sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları
bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez. Sa-
dece İİK.nun 169/a-2. maddesi uyarınca itirazın esası hakkındaki kararına kadar
icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir. İcra mahkemesince
takibe konu alacakla ilgili bir karar verilmiş olması, aynı alacak hakkında genel
mahkemelerde dava açılmasına engel oluşturmaz. Borçlunun sahtelik nedenine
dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK’nun 72. maddesi kapsamında bir dava
olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı
ile icra takibi durdurulabilir. Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası gibi,
cumhuriyet savcılığına aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açı-
lan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmaz ve bekletici mesele yapılamaz.
Ancak cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra
takibi durdurulabilir...” (12. HD. 2014/28544 E. 2015/3952 K. 26.02.2015 T. www.
legalbank.net).