

Adi ve Resmi Senette Sahtelik İddiasının Hukuk Davalarına ve İcra Takiplerine Etkisi
164
mahkemesinin seçimlik bir hakkının olduğu; sahtelik (imza veya yazı)
incelemesini kendisi yapabileceği gibi, tahkikatın daha ileride olduğu
hallerde genel mahkemedeki (hukuk veya ceza mahkemesindeki) sah-
telik incelemesinin sonucunu da bekleyebileceği kanaatindeyiz. İcra
mahkemesinin verdiği kararların kesin hüküm teşkil etmemesi, genel
mahkemede görülen davanın bekletici sorun yapılmasına engel teş-
kil etmez. Nitekim, 1086 sayılı HUMK döneminde de sahtelik davası
açılmış ve o davaya bakan mahkeme bilirkişi incelemesi yapılmasına
ve tanık dinlenmesine karar vermişse senet herhangi bir işleme esas
alınamıyor; sahteliği iddia edilen senede dayanarak başlatılan icra ta-
kibi ihtiyati tedbir kararı verilmesine gerek kalmaksızın kendiliğin-
den duruyor ve bu arada genel mahkemede görülen dava bekletici
sorun yapılıyordu.
27
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe
girmesinden sonra, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi adi senedin altındaki
imzanın inkâr edildiği ve senetle ilgili ayrı bir ceza davasının açıldı-
ğı hallerde, icra mahkemesinin ceza davasını bekletici sorun yapması
gerektiğine karar vermiştir
28
. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi imza inkârı
dışındaki sahtelik iddialarının varlığı halinde de icra mahkemesinin
edilen kısım yerine takibin tümden iptaline karar verilmesi isabetsizdir” (12. HD.
16.1.2007 T. E: 2006/22352, K: 251,
www.e-uyar.com).
27
Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi, C. II, Ankara 2010, s. 2360. Yargıtay’ın bu
yöndeki bir kararı şöyledir : “Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu
ile başlattığı takipte borçlu yasal süre içerisinde imza inkarında bulunmuştur. Ne
var ki; borçlunun müşteki olarak yer aldığı ÇorumAğır Ceza Mahkemesine sahte-
cilikten dava açıldığı görülmüştür. Bu durumda HUMK.nun 317. maddesi hükmü
gereğince açılan davanın hukuk veya ceza ayırımı yapılmaksızın bekletici mesele
yapılması gerekir” (12. HD. 11.05.2010 T. E:2009/30254, K:2010/11850, www.e-
uyar.com).
28
Yargıtay’ın bu yöndeki bir kararı şöyledir : “… Borçlu hakkında bonoya dayalı
olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, 10 örnek öde-
me emri tebliği üzerine, borçlu vekili takip dayanağı senetteki imzanın borçluya
ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiş, takibin iptalini istemiştir. Ayrıca ta-
kip dayanağı bono hakkında dava dışı lehtar ile alacaklı hakkında İzmir 7.Ağır
Ceza Mahkemesi’nin 2010/162 sayılı dosyasında sahtecilik suçu kapsamında
kamu davası bulunduğu da görülmektedir. Bu durumda 6100 sayılı HMK 209/1
maddesi uyarınca, anılan konuda bir karar verilinceye kadar, senet herhangi bir
işleme esas alınamaz. İcra takibinin yukarıda yer verilen madde doğrultusunda
durdurulması gerekirken, imza incelemesi yapılarak İİK.nun 170/3. maddesi ge-
reğince sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta takibin durdurulması kararı
verildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir. So-
nuç :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının
yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca
(Onanmasına)...” (12. HD. 03.05.2012 T. E:10024, K:14855,
www.e-uyar.com).