

TBB Dergisi 2016 (123)
Güray ERDÖNMEZ
159
2- Adi Senetlerdeki Sahtelik İddiasının Derdest Davaya Etkisi
Adi senetlere yöneltilen sahtelik iddiasının görülmekte olan da-
vaya etkisi resmi senetlerden farklı biçimde düzenlenmiştir. Kanun
koyucu sahtelik iddiasının adi senetler üzerinde doğurduğu etkiyi
“
senet herhangi bir işleme esas alınamaz
” ifadesiyle ortaya koymuştur
(HMK.m.209/1). Kanunun ifadesinden üzerindeki imza veya yazı
inkâr edilen adi senedin yargılama sırasında herhangi bir usûl işle-
mine konu olamayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Buna göre, yargılama
sırasında sahteliği iddia edilen bir adi senede hukuk davasında delil
olarak dayanılması
20
ve mahkemenin bu senede dayanarak hüküm
vermesi mümkün değildir. Kanunun bu düzenlemesi bilhassa senet-
le ispat kuralının uygulandığı davalarda (HMK.m.200) yargılamanın
gidişatını etkileyecek, ispat yükünü taşıyan tarafın elinde iddiasını is-
patlamaya yarayan başkaca bir kesin delil yoksa sahtelik iddiasının
çözüme bağlanmasından elde edilecek sonuç davanın akıbetini de
belirleyecektir. O yüzden, hâkimin sahtelik iddiasını ön sorun olarak
incelemesi ve bu iddianın haklı olup olmadığı açıklığa kavuştuktan
sonra hükmünü tesis etmesi yerinde olacaktır. Zira adi senede daya-
nan tarafın ispat yükünü yerine getirip getiremediği sahtelik iddiası-
nın incelenmesinden elde edilecek sonuca bağlı olacaktır.
Adi senetlerde sahtelik iddiası ayrı bir davaya (sahtelik davası)
konu olur ve asıl davaya bakan mahkeme sahtelik davasının sonucu-
nu bekletici sorun yaparsa, sahtelik davasında karar verilinceye kadar,
adi senet asıl davada herhangi bir işleme esas alınamayacaktır. Ancak,
resmi senetlerden farklı olarak adi senetlerdeki sahtelik iddiasının ayrı
bir davaya konu olması, o davada verilecek kararın her halükarda bek-
letici sorun yapılmasını gerektirmez.
21
Örneğin adi senede dayanarak
başlatılan genel haciz yoluyla icra takibinde senetteki imzaya itiraz
20
Atalay, s. 550.
21
Sahtelik davasında tanık dinlenmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması aşamasına
gelinmişse icra mahkemesinin bekletici sorun yapması gerektiği yönünde bkz.
Hakan Pekcanıtez/Oğuz Atalay/Muhammet Özekes, İcra ve İflâs Hukuku,
Ankara 2015, s.168. Doktrindeki bir diğer görüşe göre ise, icra mahkemesi genel
mahkemede açılan sahtelik davasını bekletici sorun yapamayacaktır. Zira imzaya
itirazın incelemesi İİK.m.68/a’da özel olarak düzenlenmiştir. O nedenle, icra
dairesi ve icra mahkemesindeki imza inkârı sebebine dayanan sahtelik iddiası
hakkında genel nitelikteki HMK.m.209 hükmü uygulanamayacaktır (Baki Kuru,
İcra ve İflas El Kitabı, İstanbul 2013, s. 324).