

TBB Dergisi 2016 (125)
Hasan DURSUN
127
Kanun koyucunun enerji kaynakları bakımından “ruhsat (izin, li-
sans) usulü”nü tercih etmesi son derece isabetsiz olmuştur. Gerçekten
de Karahanoğulları’nın belirttiği üzere ruhsat usulü, kolluk faaliyetle-
rinde, bir başka deyişle, İdarenin kamu düzenini koruma hizmetinde
kullanılan bir yöntemdir. Yazar, ruhsat usulünde kamu hizmetinin
değil, özel alanının söz konusu olacağını, İdarenin özel alanının mad-
di düzenini sağlama ödevini, denetimler yaparak, kimi faaliyetleri
izne bağlayarak, bir başka deyişle, kolluk yetkisini kullanarak yerine
getireceğini, kolluk hizmetinin üzerinde gerçekleştiği alanın özel gi-
rişim alanı olduğunu, bu nedenle, kolluk yetkisinin kullanılma yön-
temlerinden ruhsat veya izin usulünün kamu hizmetinin özel kesime
gördürülmesi yöntemi olarak kabul edilemeyeceğini belirtmektedir.
Yazar, ruhsatın, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinin özel sek-
töre bırakılması yöntemleri arasında kabul edilmesi durumunda çe-
lişkiden kurtulmak için “kolluk yetkisinden kaynaklanan ruhsat” ile
“kamu hizmetinin özel kesime gördürülmesinde kullanılan ruhsat”
ayrımına gidildiğini, bu bağlamda, özel teşebbüs tarafından kurulan
bir elektrik santraline ruhsat verilmesiyle, özel girişimcinin açacağı bir
otomobil fabrikasına ruhsat verilmesi arasında bir fark görülmediği
anlayışının benimsendiğini ifade etmektedir. Bununla birlikte yazar,
söz konusu anlayışın doğru olmadığını, elektrik enerjisi üretiminden
son tüketiciye ulaştırılmasına kadar tüm aşamaların, çeşitli adlar alan
kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri ve tekelleri altına alındığını,
bir başka deyişle, kamu hizmeti olarak devletçe üstlenildiğini, elekt-
riğin özel girişimin asıl alanı değil, kamu hizmeti alanı olduğunu, bu
alanda toplumsal gereksinimleri karşılayacak mal ve hizmet üretimi-
ni yerine getirecek olan özel teşebbüslerin, tekel, kamulaştırma, alım
güvencesi, tek yanlı fiyat belirleme gibi kamusal ayrıcalıklardan ya-
rarlanacağını, bu nedenle artık özel girişim alanı özgürlüğünün söz
konusu olmadığını, özel alanların kamu düzenini sağlamak amacıyla
idarece düzenlenmesinin aracı olan ruhsat düzenlemesinin kural ola-
rak burada geçerli olmaması gerektiğini savunmaktadır.
80
Aslında, enerji kaynakları bakımından ruhsat veya izin usulü-
ne başvurulması, Anayasa’nın 168. maddesine de açıkça aykırıdır.
Anayasa’nın bu maddesine göre “Tabii servet ve kaynaklar Devletin
80
Karahanoğulları, s. 324-325.